Sıcaklığın değişmesi durumunda; taze ve dondurulmuş ürünlerin içerisinde insan sağlığını etkileyebilecek mikro organizmaların oluşması veya ürünlerin bu nedenle ticari değerlerini yitirmeleri “soğuk zincir lojistiği” alanına girer. Bu nedenle soğuk zincir ürünlerinin sıcaklıklarının üretim, depolama, nakliye ve dağıtım süreçlerinin izlenmesi ve sıcaklıkların kayıt altına alınmasını gerektirir. Sadece söz konusu sıcaklıkların arzu edilen sıcaklıkta olması ve kayıt alınması yeterli değildir, bu sıcaklıkların ayrıca “doğrulanması” gerekmektedir.
Halen sıcaklıkların gerçek zamanlı ve sürekli kayıt altına alınması, gerek sosyal sorumluluk gerekse yasal sorumluluklar arasındadır. Bu konuda çeşitli kayıt sistemleri halen kullanılmaktadır. Böylelikle ürüne ait sıcaklık kayıtları sürecin başından sonuna izlenebilmektedir. Soğuk zincir lojistiği süreçlerini yöneten şirketler “sıcaklık kayıtlarını” müşterilerine verebilmektedir.
(daha&helliip;)
Türkiye her türlü olumsuzluğa rağmen hala bir tarım ülkesidir. Nüfusumuz arttıkça tüketimimiz, tarımsal amaçlı endüstriyel üretimimiz ve doğal olarak tarım ürünleri üretimimiz artmaktadır. Küresel rekabette avantaj yaratabilmek için, üretilen hammaddenin, endüstriyel üretime ve oradan da tüketime giden tedarik zinciri içindeki lojistik operasyonlar yönetilmelidir.
Taşıma ve depolama lojistik giderlerimizin temelini oluşturur. Bu iki operasyonun sadece maliyetlerini düşürmek değil; hızının ve kalitesinin arttırılması, risklerin azaltılması, kayıpların minimize edilmesi önemlidir. Bunun sağlanması için birinci adım tedarik zinciri sürecinin planlanması, taşıma rotasının doğru çizilmesidir.
(daha&helliip;)
Bu sene yapılan Davos toplantılarında tedarik zinciri, lojistik ve nakliye risklerinin yönetilmesi de gündeme geldi.
Dış kaynaklı faktörler (doğal felaketler, kötü hava koşulları, kaçakçılık ve organize suçlar, salgın hastalıklar, ticari yolsuzluklar, küresel finansal kriz, deniz korsanlığı, kur dalgalanmaları, ani fiyat değişimleri, enerji arzı, ulaşım alt yapısı, bilgi ve iletişim teknolojisi sorunları, ticari yolsuzluklar, sınır kapılarındaki tıkanıklıklar, politik ve siyasi sorunlar, ani talep değişimleri, ticari kısıtlamalar, terörizm vb.) ve şirket içi faktörler (yetersiz ya da başarısız süreçler, insanlar, sistemler vb,) şirketlerin risk yönetimine bakış açısını değiştiriyor.
(daha&helliip;)
Dünyanın Çin’den Hindistan’dan Osmanlı’dan ve Avrupa’dan ibaret olduğu bilinen dönemde Akdeniz dünyanın merkeziydi. İpekyolu Akdeniz’de ve Karadeniz’de odaklanır; mallar bu denizlerden Avrupa’ya aktarılırdı.
Karşılıklı ticaret Doğu-Batı ticaretiydi. Akdeniz ve Karadeniz de bu ticaretin odakları ve transit noktalarıydı.
Akdeniz’i bir Türk gölüne çeviren, Karadeniz’i Osmanlının kapalı denizine dönüştüren Osmanlı denizcilerinin reisi kaptanıderya Barbaros Hayrettin Paşa “Akdeniz’e hâkim olan Cihana hâkim olur” derken o dönemin Asya ve Avrupa’dan oluşan iki kıtalı dünyasında denizci ümmet olmanın stratejisini vurguluyordu.
(daha&helliip;)
Geçtiğimiz yılın yaz aylarında, çok sevdiğim dostum Dilaver Boyraz’ın yapımcılığını yürütüyor olması sebebi ile Türkiye’nin yeni televizyon kanallarından birisi olan Mobility Channel’de iki ayrı televiyon programı gerçekleştirdim. Benim için de ilginç bir deneyim oldu doğrusunu söylemek gerekirse. Yoğun bir kış programım olması nedeni ile de devam edemedim ne yazık ki. Fakat benim için aslında en güzel olan tarafı ülkemizde lojistik alanında programlar yapmış olmak idi. Benden önce aynı tecrübeyi yine sevgili arkadaşım Cem Kumuk gerçekleştirmiş idi bir başka TV kanalında. Herhalde 1990’lı yıllarda birileri çıkıp ileride bir özel televizyon kanalının çıkıp lojistik üzerine programlar yapacağını söylese idi, bir kişi bile inanmazdı. Bu açıdan baktığımızda gelinen noktanın ne denli sevindirici olduğu aşikar.
Geçen yazımda, lojistiğin bir bilim olduğunu kabul etmemiz gerektiğini ve alt başlıklarının uzmanlık konularından oluşması gerektiğini ve taşımacılık, depolama, gümrükleme ve dış ticaret yönetiminin de bilimin alt dallarını oluşturan omurgalar olduğu düşüncemi paylaşmıştım. Yazıma ilişkin çok kişiden yorum aldım, bu da bence lojistik adına memnuniyet verici bir durum. Görüşlerime katılan, katılmayan; lojistiği bir bilim gibi gören, görmeyen; alt uzmanlıklarda benim gibi düşünen, düşünmeyen herkese bu konuyu dikkate aldıkları, üzerine düşündükleri ve yorumladıkları için teşekkür ediyorum.