Avrupa Birliği, taşımanın hava kirlenmesindeki etkisini azaltmayı, üretilen Karbon Monoksit ve Karbon Dioksit ’in salınımını minimize etmeyi planlıyor. Bir yerde Green Lojistik, Çevreci Lojistik adını verdiğimiz bu yeni uygulama, taşıma sırasında havaya salınan egzoz gazının içindeki Karbon Oksitlerinin miktarını azaltmayı hedeflemektedir.
Karbon salınımını azaltmak için daha düşük Karbon salınımlı motorlar geliştirilmekte, daha verimli araçlar kullanılmakta, araç ölçüleri büyütülmektedir. Havaya salınan Karbon gazlarının azaltılmasının bir diğer yolu da deniz, demiryolu taşımasının ton-km olarak yüzdesinin arttırılmasıdır. Yani uzak mesafelere yapılan taşımaların kara yoluyla değil, ton-km başına daha düşük yakıt tüketen gemi ve demiryollarıyla yapılmasıdır. Karayolları kısa mesafede kapıdan kapıya taşıma yaptığımız bir sistem iken; uzaklığı 300 km’yi aşan mesafelerde yükleme noktasından istasyona veya limana kadar kara yoluyla taşıma yapılması, limandan, istasyondan indirme adresine kadar yine kara yolu ile taşınması gerekmektedir. Bu yolla hem maliyetler düşecektir, hem de hava kirliliği azaltılacaktır.
(daha&helliip;)
Lojistik de bu sektörlerin içinde gelmektedir. Geçmişi 25-30 yıl olan, ülkemizde de 10- 15 yıldır içinde çalıştığımız lojistik sektöründe kavram, tanım, anlam karmaşası yaşadık, yaşamaktayız ve yaşayacağız.
Lojistiğin bir taşıma olmadığını anlatmak 10 senemizi aldı. “Elleçleme”, “forklift” gibi kelimeler hala Türk Dil Kurumu sözlüğünde yer almamakta. Bazı kelimelere bir karşılık da bulamadık. “Cross Docking” için “transfer merkezi”,” aktarma merkezi”, “çapraz yükleme” hatta” kondu kalktı” gibi karşılıklar kullanıyoruz. Zaman içinde kullanım bize en yaygınını ve kabul edilen seçeneği ortaya koyacak ve alışacağız. Dil, kullananların kabul etme oranına göre değişmekte.
Ülkemizde yeni bir kavram olan, içinde lojistik hizmetleri birleştirdiğimiz alanlardan oluşan tesislere de artık bir isim vermemiz gerekmekte. Her dilde farklı şekilde kullanılan bu tesislere, gerek akademik çalışmalarda, gerek gazete ve dergilerde, gerek resmi veya özel sektör raporlarında rastlıyoruz. Benzer tesislere farklı tanımlar veya farklı tesislere aynı tanımı kullanmaktayız.
(daha&helliip;)
Biten her senenin sonunda öğrendiklerimiz bizlere gelecek dönemin işaretlerini vermektedir.. 2011 yılı da biterken, lojistik sektörünü 2012 yılında nelerin beklediği de belli olmaya başladı. Kendimizi bu beklentilere göre hazırlamak, risklere karşı tedbir almak veya oluşacak fırsatları değerlendirmek için çalışmaya başlamamız gerekiyor.
Ekonomist Krugman 2011 yıl sonunda geçen 3 yılın sonuçlarını değerlendirdiğimizde, büyümenin olduğunu ancak artışının yeterli olmadığını açıklıyor. Bazı ekonomilerde sektördeki büyümenin artış hızının yükselmesi ile sağlandığını ancak bazı ekonomilerde ise artış hızının düştüğünü belirledi.
(daha&helliip;)
Bu yıl 7.si yapılan Uluslararası Satın Alma, Lojistik ve Tedarik Zinciri Zirvesi 15-16 Aralık 2011 tarihlerinde, Maslak Sheraton Otelde yapıldı. Yirmiye yakın uluslararası ve yerel konuşmacı tedarik zinciri, lojistik ve satın alma konularında, gelecekte karşılaşacağımız, tedbir almamız gereken riskleri ve bekleyen fırsatları bizlerle paylaştı. Cumhuriyetimizin 100. yılında ülkemizin ekonomik beklentilerini, 2023 yılında oluşacak potansiyeli nasıl değerlendirebileceğimizi de anlatma fırsatı buldum. Kalabalık ve ilgili bir topluluk önünde bildiklerimizi paylaşmanın mutluluğunu yaşadık.
(daha&helliip;)
8-10 Aralık 2011 tarihleri arasında, İstanbul’da, İstanbul Fuar Merkezinde Türkiye’de bu güne kadar yapılmış en geniş katılımlı, en çağdaş fuar organizasyonuna şahit olduk. Bu yıl 5.’si gerçekleşen Logitrans Lojistik Fuarı, 23 ülkeden, 207 katılımcı sağlayarak uluslararası özelliğini de ortaya koymuştur.

