Geri kalmış toplumların özelliğidir. Sorunlara önceden tedbir almak yerine sorunla karşılaşınca acil çözümler bulmak. Hasta olmamak için önceden sağlığımızı korumak yerine, hasta olunca hastane kapılarında ömür tüketiriz. Araçlarımızın periyodik bakımını yaptırmak yerine, arıza yapınca yolda kalmak daha normal gelir bize. Evi yanmadan sigorta yaptıran yoktur aramızda. Aracımız kaza yapınca fark ederiz kasko diye bir olayın olduğunu.
Doğal afetlere karşıda aynı bakış açımız devam eder. Orman yangınlarından sonra o bölgedeki ekipmanlarımızı kontrol eder yenilerini alırız. Yangınlardan sonra itfaiye teşkilatına yatırım yapılır. Seller olur, binalar yıkılır çözüm yollarını ararız. Depremlerde de aynı şeyleri yaşıyoruz. Beşik gibi sallanan, her an her bir bölgesinde yıkıcı, can kaybına yol açacak depremler olabilir denilen bir ülkede binaların içinde yaşıyoruz; gündüz ayrı, gece ayrı. (daha&helliip;)
Lojistik bir ürün için hammaddesinin başlangıç noktasından tüketildiği noktaya kadar olan, adına “tedarik zinciri” dediğimiz sürecin yönetimidir. Bu yönetim, sürecin planlanmasından, yerine getirilmesinden ve iyileştirilmesinden oluşmaktadır. Verilecek hizmetin “Lojistik” olarak adlandırılması için hizmet verilmeden önce sürecin analiz edilmesi, haritasının çıkartılması, analiz edilmesi, çözümlerin önerilmesi, ölçme sisteminin ve kontrol için yazılım alt yapısının kurulması gerekir. Bütün bu çalışmalar yanında; maliyetler, verimlilikler, kapasite planlamaları, hizmet birleştirilmeleri, yeni kapasite artış yatırımları, gerektiğinde ilave depolar, ilave araçlar da değerlendirilmek zorundadır. (daha&helliip;)
Az kaldı Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılını kutlamamıza. Bundan 12 sene sonra nasıl bir Türkiye’de yaşamak durumunda kalacağımızı planlamak zorundayız artık. İlk defa olarak bilenler, bilmeyenler, yetkililer ve yetkisizler; 2023 yılı için hedefler vermekteler.Dünyanın en gelişmiş 10. ekonomisi olacağımız yönünde ümitlerimiz kuvvetli. Hesaplar bunun kişi başı 25.000 dolarlık milli gelire ve 2.1 Trilyon Dolarlık GSM’ya denk geldiğini göstermekte. (daha&helliip;)
Türkiye’de birkaç yabancı şirket dışında bütçelerimizi gelecek yılın Ocak-Aralık dönemi için hazırlarız. Kasım veya en geç Aralık ayı içinde bitirilip yönetim kurulunun onayından geçen satış, maliyet, işletme gideri, finansman, nakit akış bütçeleri, gelecek yıl 12 aylık iş programımızın temelini oluşturur. 15 ay önceden, gelecek sene Aralık ayında ne ve ne kadar satacağımızın, ne ve ne kadar alacağımızın, karlılığımızın, nakit durumumuzun planlanması bana hiç mantıklı gelmezdi. Günlerce, gecelerle yapılan bu çalışmanın 15 ay sonraki sonuçlarına göre profesyonel yönetimin, çalışanların, işçilerin değerlendirmesi anlaşılmaz bir felsefeydi benim için. Tutmayacağını bile bile bütçe yapmanın anlamsızlığını “bütçeler hiçbir zaman tutmaz önemli olan sapmanın derecesini azaltmak ve neden saptığını araştırmak, buna uygun iyileştirmeler yapmak” görüşü ile hafifletmeye çalıştık. Çözümü önce altı ayda bir, sonra çeyreklerde ve ardından her ay değişen bütçeler hazırlamakta bulduk ve uyguladık. (daha&helliip;)
Lojistiğin temeli taşımadır. Taşımanın olmadığı bir yerde tedarik zinciri yönetiminden, lojistik yönetiminden söz etmek olası değildir. Kara yolları bir vücudun damarları gibidir. Bu yollar üzerinde hareket eden taşıma araçları da alyuvarlarımızı ve akyuvarlarımızı oluşturur. Vücudumuzun sağlığı nasıl kan dolaşım sitemimizin sağlıklı olmasına, üzerindeki tansiyon dediğimiz basımcın yüksek olmamasına, damar tıkanıkları bulunmamasına, kesiklerle dolaşımın tıkanmamasına bağlı ise; ülkemizin de ekonomik gelişmesi kara yollarımızın alt yapısının güçlenmesine, ana arterler olan oto yolların çalışmasına, köprülerin tıkanmamasına, şehre giriş ve çıkış saatlerinin serbestliğine, yollarda oluşan kazalarla trafiğin aksamamasına bağlıdır. (daha&helliip;)