Devletin temel görevlerinin başında vatandaşlarının huzurunu sağlamak gelmektedir. Bu huzurun içine sosyal, ekonomik, sağlık, eğitim, çevre gibi unsurların da girdiğini biliyoruz. Devletin buna eşit ikinci görevi de, ülke ekonomisine destek olmaktır.
TCDD, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları kurumumuz da demir yolu ulaşımının ve taşımasının tekeli olarak, bu iki temel görevi üstelenmiştir. Bir yandan yolcuları ekonomik, çağdaş, hızlı, rahat bir ortamda taşırken, vatandaşlarının ulaşım ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Diğer yandan da demiryolu yük taşımasını geliştirerek ve yaygınlaştırarak ekonomiye destek vermek durumundadır. Yaklaşık son 8-10 yıldır bu amaçla bir yeniden yapılanma çalışmasına girilmiştir. Özel sektöre kendi vagonuyla taşıma yapma fırsatı verilmiş, yük tekeli kısmen kırılmış, Demir Yolu Kanunu meclise teslim edilmiş, hızlı tren hatları yolculara hizmet vermek üzere inşa edilmeye başlanmış, hareket dairesinin adı yük dairesi olarak değiştirilmiş ve yüke özel önemli bir proje başlatılmıştır.
(daha&helliip;)
Geçtiğimiz hafta lojistik sektöründe çalışmanın ne kadar zor bir iş olduğunu yazmıştım. Lojistik gerçekten zor bir iş. Her türlü aksiliğe, soruna, riske, probleme, zorluğa rağmen yine de lojistik işini yapıyoruz. Tüm olumsuzluğuna rağmen öyle güzel yanları var ki; yapanlar bırakamıyor. Yeni iş yapmak isteyenler de sektöre girmeye çalışıyorlar.
Her şeye rağmen lojistik güzel bir iştir. Taşımacılıktan, depolamadan biraz uzaklaşır ve kendinizi lojistiğin temeli olan süreç yönetimine yönlendirirseniz görürsünüz. Birden bir orkestrayı yöneten şef noktasında bulacaksınız kendinizi. Karşınızda izleyici sıralarında yer alan müşterileriniz sizi izlemekte. Sizin bestelediğiniz kamyonlarla, kamyonetlerle, uçaklarla, gemilerle, trenlerle, forkliftlerle, trans paletlerle, depolarla, raflarla, sevk emirleriyle sizi bekleyen üyelerinize ilk notayı verecek ve hızlarını, uyumlarını ayarlayacaksınız. Yanlış çıkan bir notanın, zamanından önce veya sonra yapılan bir girişin tüm eseri, tüm çıktıyı bozmaması için tüm dikkatinizle yöneteceksiniz. Sonunda beğenilirse alkış alırsınız ve hizmetinizin bedelini öderler. Çok beğenilirseniz tekrar için alkışlanır ve gelecek sefer de aynı hizmeti siz istemeden alırsınız. Beğenilmez ise o seyircileri tekrar karşınızda bulamayacağınıza emin olun. Yerinizde başka şefler olacak başka enstrümanlar ses çıkartacaktır. Her sanatçı alkış için yaşar. Lojistik de doğru müziği yaptığımızda en kolay alkış alabileceğimiz bir iş koludur.
(daha&helliip;)
Hepimiz yaşamak için çalışmak zorundayız. En zevkli işi de yapsanız profesyonel çalışmak yani zorunlu çalışmak tatsız bir iştir. Güzel bir yaz günü, deniz kıyısında gölgeli bir şezlonga uzanıp, yanınızda buzlu içeceğiniz, uzaktan gelen güzel bir müzik, gözlerinizin önünde zevkli bir kitabın heyecanlı sayfaları ile aceleniz olmadan yatmak varken; büyük fedakarlıklarla lojistik sektöründe çalışıyoruz. Çok azı soğutmalı olsa da kapalı, havasız odalarda, hele soğutmasız ise açık pencerelerde caddedeki gürültü ile ortak olarak, çalışma masamızın üzerinde birikmiş bir evrak yığınıyla, okunacak raporlarla, ekranımızda cevaplanacak e- maillerle, çalan telefonlarla, zamansız misafir ziyaretleri ile, programsız, verimsiz toplantılarla uğraşıyoruz.
(daha&helliip;)
“Türkiye Lojistik Üs Olacaktır” vizyonu 10 yıldır bir devlet politikasıdır. Lojistik konusunda Ulaştırma Bakanlığımızın yaptığı veya yönlendirdiği, desteklediği tüm çalışmalar bu vizyon çerçevesinde gerçekleşmektedir. Türkiye’nin lojistik üs olması ulaştırma koridorlarının da oluşturulması gerekmektedir. Otoyollar ve duble yollar ülkemizin kan damarlarını oluşturmakta ancak bölgelere ulaşacak atar ve toplar damarlar henüz oluşmamıştır. Demiryolu yatırımları gecikmekte de bile olsa ana damarlardır. Ülkenin Kuzeyini Güneyine yani Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak taşıma koridoru gibi. Hedefimiz Samsun – Mersin- İskenderun hattını bir an önce devreye almak olmalıdır. Bu amaçla Mersin ve İskenderun limanları özelleştirilmiş, Mersin ve İskenderun’da Lojistik Köy projeleri başlamıştır.
(daha&helliip;)
İş kolları arasında turizmden sonra mevsimlerden en çok etkilenen sektör lojistik sektörüdür. Buzdolabı ve soba üreticileri kendilerini en çok etkilenen sektörler içine koysalar da; üretimlerini talebin az olduğu zamanlarda depolamaları ve talebin üretimin üzerine çıktığı dönemlerde, bu depolardan pazara ürün sevk etmeleri çözümleri olmaktadır.
Lojistikçiler için kış ayları kriz aylarıdır. Yıllık bütçelerde cironun azaldığı, masrafların arttığı aylardır soğuk kış dönemleri.
Kısa kış günleri, çalışma saatlerini zorlaştırır, tüketim düşer ve üretimde azalmalarla karşılaşırız. Lojistik sektörü daha az ürün taşır ve daha az ürün depolar.
(daha&helliip;)