08.10.2011 Cumartesi günü televizyon kanalları arasında turlarken TRT’de tutkum olan Türk Sanat Müziği nağmelerini duyunca durak yaptım. Canlı olarak yayınlanan programın sanatçısı Yeşim Salkım idi. Türk Sanat Müziği ağırlıklı programının şarkı aralarında çoğunluğu Üniversite öğrencilerinden oluşan seyircileri ile sohbet sırasında üniversiteye bu yıl başlayan öğrenciye hangi üniversite ve bölümde okuduğunu sorduğunda üniversitesini belirtip “Lojistik Bölümü” deyince Yeşim Salkım açık yüreklilik ile cehaletime verin üniversitelerde son zamanlarda yeni bölümler açılıyor. “Bilmiyorum” “Lojistik nedir” diye sorduğunda bu yıl okula başlayan öğrenci de bilmiyorum yanıtı verdi.
1999 yılana kadar Lojistik kelimesi ile henüz tanışmamış, taşımacı olarak anılan sektör, 1999 yılında İstanbul Üniversitesinde Lojistik bölümü açılınca, halkımız ve bilhassa üniversite çağı gelen çocuğu olan ailelerce daha sonraki senelerde bilinmeye başladı.
Türkiye’de birkaç yabancı şirket dışında bütçelerimizi gelecek yılın Ocak-Aralık dönemi için hazırlarız. Kasım veya en geç Aralık ayı içinde bitirilip yönetim kurulunun onayından geçen satış, maliyet, işletme gideri, finansman, nakit akış bütçeleri, gelecek yıl 12 aylık iş programımızın temelini oluşturur. 15 ay önceden, gelecek sene Aralık ayında ne ve ne kadar satacağımızın, ne ve ne kadar alacağımızın, karlılığımızın, nakit durumumuzun planlanması bana hiç mantıklı gelmezdi. Günlerce, gecelerle yapılan bu çalışmanın 15 ay sonraki sonuçlarına göre profesyonel yönetimin, çalışanların, işçilerin değerlendirmesi anlaşılmaz bir felsefeydi benim için. Tutmayacağını bile bile bütçe yapmanın anlamsızlığını “bütçeler hiçbir zaman tutmaz önemli olan sapmanın derecesini azaltmak ve neden saptığını araştırmak, buna uygun iyileştirmeler yapmak” görüşü ile hafifletmeye çalıştık. Çözümü önce altı ayda bir, sonra çeyreklerde ve ardından her ay değişen bütçeler hazırlamakta bulduk ve uyguladık. (daha&helliip;)
Bir ürünün tüketici ile buluşana dek olan sürecin bütününün lojistik kapsamında yer aldığını düşünecek olursak, gerek biz hizmet sağlayıcıların, gerekse hizmet alanların hayatımızda yer alan çok kritik bir süreci yönettiğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz. Orijinal adı ile FMCG (Fast Mooving Consumer Goods), ülkemizdeki yaygın adı ile Hızlı Tüketim Ürünlerinin lojistiği bu yazımın konusunu oluşturuyor. Öncelikle FMCG ile ilgili pazar hakkındaki bazı istatistiksel verilere bir göz atalım. (daha&helliip;)
Hani çocukken çok sevdiğimiz bir şarkı vardı; “orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür” Şimdi o şarkının mısraları değişti: “Orda bir köy var uzakta, o köy lojistik köyümüzdür” Hem söylerim, hem merak ederim; acaba o lojistik köy, bizim köyümüz müdür? Bizim lojistik köyümüz veya köylerimiz var mıdır? (daha&helliip;)
Gişe rekorları kıran Vizontele filmini pek çoğunuz eminim hatırlarsınız. 1980 öncesi ve 80 ihtilali sırasında yaşananlar, o günlerin şartları, bizleri geçmişe götürmeye yetmişti. 30 yıl öncesine gittiğimizde tek kanallı ve siyah-beyaz televizyonun olduğu dönemi hatırlarız. O günlerde ne izlediğimiz ne de izleyebileceğimiz reklam sayısı bu günkü kadar çoktu; ve tabi insanların istekleri ve beklentileri de gördükleri ile sınırlı kalıyordu. (daha&helliip;)

