Bazen Türkiye’de birden bire lojistik eğitimi veren okulların sayısının çığ gibi arttığını söylüyor, hatta eleştiriyoruz. Ama bunu yaparken, elbette bu okullarımızda yeterli sayıda uzman ve saha tecrübeli eğitmenlerimizin olmayışı veya az sayıda olması, temel eleştiri nedenimizi oluşturuyor. Hatta müfredatların dahi eğitmenlerin hangi konuları anlatabildiğine göre belirlendiğini duyuyor, bu konuda öğrenci arkadaşlarımızın da serzenişlerine tanık oluyoruz. Ancak bugün, yine “iyi ki lojistik bölümleri var, iyi ki lojistik öğrencileri var” dediğim günlerden birisiydi; Yeditepe Üniversitesi Lojistik Kulübü sayesinde. Onlara sonsuz teşekkür ediyorum, ve her biri ile ne kadar gurur duysak azdır diyorum.
Bu tarz konferans, panel, forum gibi organizasyonlara genç lojistikçilerin çok fazla ilgi gösterdiklerini düşündüğümde ise, yukarıda bahsettiğim tezimin sanki biraz doğrulandığını düşünüyorum. Uygulamanın içerisinde yer alan kişileri dinlemeye bu denli ilgi duymaları beni bu tarz düşünmeye itiyor nedense; ancak bu ilgilerini takdir etmeden de geçmek mümkün değil. Bugün Yeditepe Üniversitesi’nin düzenlediği organizasyonda; bir çok farklı üniversiteden öğrenci mevcuttu, hem de Türkiye’nin pek çok farklı illerinden. Sanırım dayanışmanın önemini ve nasıl yapılacağını hepimize bir kez daha gösterdiler, onlarla ne kadar gurur duysak azdır.
(daha&helliip;)
İşletmeler açısından Lojistik süreçleri değerlendirilirken temel olarak 4 başlık altında inceleyebiliriz. Bunlar; Tedarik Lojistiği, Üretim Lojistiği, Dağıtım Lojistiği ve Geri Dönüş Lojistiği yani Ters Lojistik.* Üretim yapan işletmeler; bu dört ayrı süreçte ürünlerini hazır hale getirerek satışını gerçekleştirirken Tersine Lojistiği anlayabilmek için de öncesinde gerçekleşen diğer aşamaları bilmek gereklidir.
İlk aşamada üretim için gerekli olan ham madde ve malzemelerin tedarikçilerden alınarak üretim tesislerine ya da üretimde kullanılmak üzere depoya taşınması Tedarik Lojistiğidir. Bu aşama tamamı ile üretim öncesinde gerçekleşir ve lojistiğin; taşıma, tasarım , geliştirme, imalat ve üretim ile ilgilenen koludur.**
(daha&helliip;)
Şoförler, depo & liman & havalimanı & lojistik köy & ambar çalışanları, denizyolu & demiryolu & havayolu & karayolu nakliyesi çalışanları, gemi acenteleri, mühendisler, muhasebeciler, finansçılar, satıcılar, iş geliştirmeciler, pazarlamacılar, insan kaynakları çalışanları, iş güvenliği çalışanları, kaliteciler, projeciler, operasyoncular, asistanlar, sekreterler, çay servisi yapanlar, yemek servisi yapanlar, ofisleri temizleyenler, güvenlikçiler, yöneticiler,patronlar, akademisyenler, öğrenciler ….
Lojistik işini gerçekleştirmek için harcadıkları emeklerinin sonucunda şirketlerden çocuklara kadar herkesin mutlu ve başarılı olmasını sağlayan bütün lojistik emekçilerinin, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
Oruç KAYA
Uluslararası ticaretin gelişmesi her geçen gün taşıma modlarının üzerine daha fazla yük binmesine sebep oluyor. Her yıl dünya çapında büyüyen ekonomiler, gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkan satın alma gücü yüksek bir orta sınıf, lüks tüketimin yeni ürün gruplarıyla çeşitlenmesi gibi saymakla bitiremeyeceğimiz etkenler bu yükün artmasına sebep olan yegane faktörlerden.
Denizyolunda yapılan konteyner taşımacılığı ise dünya üzerinde bu yükün büyük bir kısmını taşırken artan dış ticarete karşılık verebilmek için her geçen gün daha da genişliyor. Taşıma kapasitesi yüksek yeni gemilerin inşası, limanlara olan yatırımların artması, ve buralarda elleçlenen konteynerlerin daha hızlı işlem görebilmesi için yapılan ekipman yatırımlarını bu noktada sayabiliriz. Geçtiğimiz yıl uluslararası sularda tam 150 milyon TEU konteyner taşınırken 600 milyon TEU da konteyner elleçlendi. Önümüzdeki yıl ise bu oranın yaklaşık %20 oranında artması bekleniyor. Şüphesiz bu artışa cevap verebilmek; ancak yeni yatırımların yapılmasıyla mümkün olabilir.
(daha&helliip;)
Günümüzün en çetin ve kıyasıya savaşı, mal satmadır. Amacı, “pazar büyütme ve pazarı etkili olarak kullanma” biçiminde beliren bu savaşta, toplumlar olanaklarını değerlendirdikleri oranda rakiplerine üstünlük kurarlar.
Pazar tutabilme ciddi çalışma, sürekli izleme ve araştırma, dışa açılma, bilgili yönetim, uygun fiyat politikası, standardizasyon, bilinçli dış temas, destekleme ve ulaşım sorunlarının iyi değerlendirilmesini ve de tedbirlerini gerektiren bir konudur. Buysa, ulusal ekonomilerin kendi pazarlarına en uygun koşullarla ulaşabilmelerini olanaklayan ulaşım örgütleri aracılığıyla gelişir.
(daha&helliip;)
