Yükleyici örgütünün üyeleri çokluk dış ticaretle uğraşan kişi, şirket ya da birliklerdir.
Yükleyici örgütlerinin yapılanması da üyelik durumuna göre değişik şekillerde olmaktadır. Bunlar, kişi / şirket tabanlı örgüt, birlik tabanlı örgüt, karma (kişi + birlik) tabanlı örgüt tarzındadır.
Kişi / şirket tabanlı konsey, kişilerin / şirketlerin üyeliklerine açık konseydir. Üye sayıları genellikle daha kabarıktır. Örnek olarak, Hollanda Yükleyiciler Konseyi gösterilebilir.
Birlik tabanlı konsey, ticaretle ya da sanayi ile uğraşan dernek, birlik, meclis, oda gibi kuruluşların (yani şirket birliklerinin) üyeliklerine açık örgüttür. Bu örgütlerde kuruluşların temsilcileri görevlendirilir; kişilere açık bir örgüt değildir. Dolayısıyla tabanı diğerine göre daha dardır. İngiliz Yükleyiciler Konseyi buna örnek verilebilir.
(daha&helliip;)
Birçok büyük işletmenin tesislerinin Kocaeli’nde, ancak merkezlerinin İstanbul’da olduğunu biliyoruz. Bu kurumların ürettikleri gayrisafi milli hasıla İstanbul’da kayıt altına alınmasına karşılık Kocaeli kişi başı milli gelirin en yüksek olduğu iller içinde gelmektedir. Bölge bir yandan sanayinin geliştiği ve daha da gelişeceği bir bölge; diğer yandan 30’un üzerindeki liman ve iskeleleri ile büyük bir liman kentidir. Bu limanlara gelen ve giden transit yükler, Kocaeli’nden kara ve demir yolu ile geçen transit yükler, bölgeyi aynı zamanda bir lojistik bölge statüsüne sokmaktadır.
Türkiye’nin, hatta uluslararası ulaştırma koridorlarının da olmazsa olmaz geçiş noktasıdır Kocaeli. Bu durumda bile Kocaeli bölgemizde lojistik hizmetlerin bir araya getirildiği, katma değer yaratacak, şehir trafiğini rahatlatacak, intermodal taşımaya başlangıç ve bitiş noktası olacak, OSB’lerin kısıtlı ulaşım imkanlarını arttıracak, taşımayı deniz ve demir yoluna aktaracak lojistik köyler inşa edilmemiştir.
Kocaeli bölgesinde birisi kentin Doğu’sunda, diğeri Kentin Batı’sında olmak üzere iki adet lojistik köy ihtiyacı vardır. Doğuda kurulması gereken lojistik köy TCDD Köseköy Lojistik Merkezine kısa mesafeden demiryolu ile bağlanabilecek, bölgedeki büyük sanayi kuruluşlarına sanayi bölgelerine, limanlara iltisak hattının bağlanabileceği bir terminal görevini de görecektir. Bölgenin sanayisinin artık Batı yönünde değil, Doğu yönünde gelişmesi planlanmalı ve Batı yönünde deniz ile dağ arasında kalan iki ana arterin yüküne yük ekleyecek sanayi yatırımları yavaşlatılmalıdır. Batı’da yapılması gereken Sanayi yatırımları, 3. Çevre yolunun kullanılabileceği kuzey bölgelere kaydırılmalıdır. Doğu bölgesinde de inşa edilecek tesisler büyük ölçekli tutulmalı ve demiryolu bağlantıları mutlaka sağlanmalıdır.
(daha&helliip;)
AB tarafından hazırlanan son Beyaz Kitap, lojistiğin her iki ana kaleminde, taşımacılıkta ve depolamada çevreyi kirletmeyen, lojistiğin çevreye olan olumsuz etkisini azaltan öneriler getirmekte; hatta önümüzdeki yıllar için ölçülebilir hedefler ortaya koymaktadır. Ortaya konan hedefler, ancak bu günden çalışmaya başladığımız takdirde ulaşabileceğimiz kadar zordur; yani son dakikaya kadar bekleyip “süre uzatımı” isteyeceğimiz hedefler değildir.
Çevre kirliliği ile mücadele henüz ölçülemediği için tam anlamıyla zorunlu kale gelmemiştir. Depolama, taşıma, dağıtım, yani lojistik hizmeti veren kuruluşlar kendi yaptıkları işlerin çevreye olan etkilerini ölçmek ve bu ölçümleri yönetmeliklerin önereceği limitlerle karşılaştırmak, hatta limitlerin altına indirmek için iş planları yapmak zorundadır.
(daha&helliip;)
Uluslararası taşımacılık malların hızlı ve güvenilir bir şekilde sevki için gün geçtikçe gelişmeye devam ederken bu perspektiften değerlendirdiğimizde kullanılan taşıma moduyla birlikte taşıma işleminde kullanılan araç ve ekipmanlar da daha önemli hale gelmeye başlamıştır. Bir operasyona başlamadan önce yükün niteliği, teslim yeri gibi bazı faktörleri göz önünde bulundurup yaptığımız planlamayla beraber operasyon içerisinde malın taşınacağı araç ve ekipmanın seçimi de oldukça önemlidir.
Günümüzde kapıdan kapıya taşımanın (door to door) önemi gittikçe artmakta. Bununla beraber malların çıkış noktasından varış noktasına kadar tek bir araçla taşınması sadece karayolunda mümkün olabiliyor. Bu nokta da zamandan ve nakitten tasarruf edebilmek için elleçleme aşamasında fazla vakit kaybetmemek ve dolayısıyla da maliyetleri minimum tutmak gerekli. İşte Konteyner Taşımacılığı tam da bu nokta da bize fayda sağlayan bir taşıma şekli olarak karşımıza çıkıyor.
(daha&helliip;)
Futbol ve ticaret bilhassa 3 Temmuz 2011 tarihinden sonra Futbol Ekonomisi vurgusu da yapılarak yazılı ve görsel medya ve ilgili herkesin gündeminde.
Olumsuz haberlerin çok daha fazla yer alması üzerine geçen hafta içinde Futbol Federasyonu Başkanı ve aynı zaman da medya patronu Sayın Yıldırım Demirören’nin aşağıdaki beyanatı ile medyaya özeleştiride bulunarak gerçekleri görmeye davet etmiş.
Demirören, futbolun içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarılabilmesi için bütün kesimlere görev düştüğünü belirterek özellikle medyaya seslenerek şunları dile getirdi: “Aynı zamanda bir gazete patronu olarak bende biliyorum ki, medyada sadece kötü haberler para ediyor. Ama futbolla ilgili olarak sürekli bunu yapmaktan vazgeçmeliyiz. Tam tersine futbolun güzelliklerini ön plana çıkarmak ve onları gündemde tutmak hepimizin çıkarınadır. Öteki türlüsü sürekli yapılıyor ve insanlar futboldan soğutuluyor. Bugün yaşadığımız durum budur. Biz el ele vererek futbola oları ilgiyi ve sevgiyi yeniden yukarılara çıkarmak zorundayız. Bu hepimizin çıkarınadır. En çok da medyanın yararınadır. Her gün kötülenen bir şeyi kim seyretmek, okumak ya da dinlemek ister. Bu konuda artık gerçeği görmeliyiz.”
(daha&helliip;)
