Sağlık; bir insanın hastalık, sakatlık durumu olmayışı, bunun dışında bedenen, ruhen ve sosyal yönden sağlam olmasıdır. Sağlığın değerini hiçbir para birimi ile ölçemezsiniz. İnsanın, koruması gereken en kıymetli varlığı kendi sağlığıdır. Çünkü sağlık bozulursa, insan, bedenen ve ruhen de bozulur.
Kısa bir giriş yapmak istediğim sağlık konusu lojistik aksiyonlarında bir kolunu oluşturmaktadır. Sağlık Lojistiği diğer adlarıyla; Hastane ve İlaç Lojistiği de diyebiliriz kendi içlerinde aksiyonlara ayrılmıştır. Her alt unsurun yapılan katma değerli işlemler, taşıma şekilleri, teslimat süreleri, teslim şekilleri vb. yapılanmaları mevcuttur. Genel itibariyle sağlık lojistiğini ele aldığımızda, tüm işlemleri sağlık bakanlığının gözetimi altında belli kural ve prosedürler eşlinde yapılan çok hassas ve önemli bir konudur. Hammadde ithalatından başlayarak, üretimine, depolanması ve dağıtımına, katma değerli tüm işlemlerine kadar yönetmelikler ve denetimlerle kontrol altına alınmıştır. Üretim aşamasından sonra paketleme ve son kontrol işlemleri dikkatli yapılmalı ve denetlenmedir. Ürünlerin depolanacağı alanların hijyen kurallarına uygun olması, gerekli ısı ve nem derecelerine dikkat edilmesi, hava ile temasının asgariye indirilmesi, haşarat kontrollerinin düzenli yapılması, denetim unsurlarının en üst düzeyde takip edilmesi, gerekmektedir.
Sağlık lojistiğinde taşınan ana ürünlerden olan ilaç taşımacılığı genel olarak Ecza Deposu denilen kuruluşlar üzerinden yapılmaktadır. Bu kuruluşlar kendi içlerinde oluşturdukları tedarik zinciri ile ürünlerin depolanması ve alıcısına teslimine kadar tüm süreçleri organize ederler. Ecza Depoları bir bakıma ilaç firmalarının toptancısı konumundadır. Ecza depolarının bu hizmetleri dışında birde Mümessil Ecza depoları vardır. Bu kurumların yönetimi kısmen ilacı üreten veya ithalatını yapan bir firmadadır.
Lojistik şirketleri çok hassas olan bu sektörde ürünlerin taşınması, depolanması ve sevk edilmesi aksiyonlarında aktif rol oynamaktadır. Lojistik şirketlerinin ilaç ve benzeri ürünleri taşıyan araçlarının temiz ve hijyenik olması önem arz etmektedir. Temizlik (hijyen) sağlık lojistiğinin olmazsa olmadır. İlaç ve benzeri ürünleri taşırken kokulu, kırılabilecek, ilaçlara zarar verebilecek ürünlerin aynı araçta taşınmaması gerekmektedir. Gereklilik durumuna göre araçların ısı kontrollü, hava ile teması kısıtlı olan araçlar olması gerekebilir. Bu tür ürünlerin teslimatı için görevlendiren personelinde eğitimli, özel giysili olması ve hijyen kurallarına dikkat etmesi gerekmektedir. Bu tür taşımalarının denetimi dikkatli ve özenli bir şekilde yapılmalıdır.
Sonuç itibariyle lojistik bir koordinasyon işidir. Hangi alanda olursa olsun yapılan aksiyonda yaşanılan tek bir aksaklık bütün organizasyonu altüst edebilir. Bu durum ise üreticiden tüketiciye kadar olan tüm silsileyi etkiler.
Lojistik sektörü bünyesinde birçok alt aksiyona ayrılmış lakin özünde amacı tek olan faaliyetler bütünüdür.
Kendimce bir tanım yapmak istersem;
“Lojistik sadece, bir ürünü bir yerden alıp bir yere teslim etme işi değildir. Lojistik o ürünün, doğması, büyümesi, gelişmesi, üretilmesi, teslimi, kullanılması ve kullanım süresi bitip yok edilmesi sürecine kadar tüm aksiyonun bizzat içindedir.” (Halit Kaya)
Lojistik faaliyetler organize şekilde sürdürüldüğü müddetçe yapılacak olan işin doğru şekilde tamamlanması hem gönderici hem de taşıyıcı tarafında önem arz etmektedir. Lojistik şirketlerinin (bunun içine kargo şirketleri de dâhildir) müşterisinden ürünü aldıktan sonra başlayan aksiyonda yapması gerekenler ve süreci sonlandırmaya kadar olan operasyonlar da bazı ana kurallar mevcuttur. Tabi ki bunları farklı şekilde adlandırabilirsiniz. Lakin özüne indiğinizde tüm aksiyonların 3 ana başlığı olduğunu düşünüyorum.
Hayat bir aksiyon içinde durmadan devam ediyor. İnsan ihtiyaçları katlanarak artıyor. İktisadın doğuş sebebi olan insan ve ihtiyaçları sınırsız olduğu müddetçe bu döngü kıyamete kadar bu şekilde artarak devam edecek. Her ihtiyacın içinde o ihtiyaca ulaşmak için gerekli şartları ve bu şartların oluşması için yapılması gerekenleri vardır. Bu gereklilikler insanların o ihtiyaca ulaşana kadar ki yaptıkları ve o ihtiyacı olanlara ulaştıranların yaptıkları arasında devamlı hareket halindedir.
Lojistik anne karnında başlıyor. 9 ay depolanıyor insan. Bu sebeple; “Lojistik Hayattır” ve hayatın tam içindedir.
“Lojistik sadece, bir ürünü bir yerden alıp bir yere teslim etme işi değildir. Lojistik o ürünün, doğması, büyümesi, gelişmesi, üretilmesi, teslimi, kullanılması ve kullanım süresi bitip yok edilmesi sürecine kadar tüm aksiyonun bizzat içindedir.” (Halit Kaya)
Yazının başlığını, taşımacılık işleri ile ilgilenen herkes mutlaka duymuştur. Türk taşımacılık sektöründe, özellikle dini bayramların yaklaştığı dönemlerde çok ciddi anlamda bir araç kıtlığı yaşanır. Eğer zamanında gerekli planlama ve organizasyonu yapmadıysanız kesinlikle ama kesinlikle araç bulamazsanız. Bulanlarda, normal fiyatların çok üstünde fiyatlar ile taşımacılık işini yaptırır. Türkiye’de araç kıtlığı olduğu için mi bu sıkıntılar yaşanır? Tabi ki hayır. Dini bayramların diğer tatil günlerinden farklı olarak; birleştirici ve kapsamı çok geniş bir tatil günü olması, aile ziyaretleri, toplumsal kucaklaşma, beşeri ilişkilerin yoğunluğu ve uzun tatil süreci, haliyle insanlarda bir coşku ve sevinç yaratmaktadır. Taşıma işini yapan kişi ve firmalar içinde emek-yoğun olan taşımacılık sektöründe, dinlenme, yeniden enerji toplama ve stres atmak için bir fırsattır.
(daha&helliip;)
Lojistik eğitimi veren meslek yüksekokulları veya lisans bölümlerinin sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu okulların sayısının her geçen gün artması sevindirici, lojistik sektörü için önemli ve gelecek adına faydalı bir durum oluşturmaktadır. Lojistik bölümünde okuyan öğrencilerin teorik bilgilerinin yanında saha tecrübeleri de kazanmaları, pratik yapmaları okul biter bitmez iş bulma noktasında kendilerine çok büyük faydalar sağlayacaktır. Tabi ki bu duruma imkan sağlamak lojistik eğitimi veren üniversitelerimizin katkısı, müfredat değişiklikleri ve yasal mevzuatlarla olacaktır.
Şöyle ki; Haftada 5 gün okula giden bir lojistik öğrencisinin bu 5 günün en az 1 gününü bir lojistik şirketi veya lojistik faaliyetlerin yoğun olarak yürütüldüğü bir şirkette çalışması zorunlu hale getirilmelidir. Bu şekli ile pratikte öğrendikleri bilgileri teorik bilgileri ile bütünleştirirlerse, mezun olduklarında sektöre ve kendilerine daha faydalı olacaklardır. Yani bir bakıma lojistik sektörüne veya sektörlerine hazır duruma gelmiş olacaklarıdır. Teorinin, sahada pratiğini yapmak çok önemlidir. Şuan, lojistik mezunlarının yaşadığı en büyük problem, iş başvurusu yaptıklarında kendilerinden “iş tecrübesi” istenmesidir. İşte bu durumu yeni mezunların lehine çevirmek adına haftada bir ya da iki gün pratik yapma şansı tanınmasının önemli bir konu olduğu kanaatindeyim. (daha&helliip;)







