Devletin temel görevlerinin başında vatandaşlarının huzurunu sağlamak gelmektedir. Bu huzurun içine sosyal, ekonomik, sağlık, eğitim, çevre gibi unsurların da girdiğini biliyoruz. Devletin buna eşit ikinci görevi de, ülke ekonomisine destek olmaktır.
TCDD, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları kurumumuz da demir yolu ulaşımının ve taşımasının tekeli olarak, bu iki temel görevi üstelenmiştir. Bir yandan yolcuları ekonomik, çağdaş, hızlı, rahat bir ortamda taşırken, vatandaşlarının ulaşım ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Diğer yandan da demiryolu yük taşımasını geliştirerek ve yaygınlaştırarak ekonomiye destek vermek durumundadır. Yaklaşık son 8-10 yıldır bu amaçla bir yeniden yapılanma çalışmasına girilmiştir. Özel sektöre kendi vagonuyla taşıma yapma fırsatı verilmiş, yük tekeli kısmen kırılmış, Demir Yolu Kanunu meclise teslim edilmiş, hızlı tren hatları yolculara hizmet vermek üzere inşa edilmeye başlanmış, hareket dairesinin adı yük dairesi olarak değiştirilmiş ve yüke özel önemli bir proje başlatılmıştır.
(daha&helliip;)
Geçtiğimiz günlerde Lojistik Tanıtım Grubu’nun daveti üzerine konuşmacı olarak “Trend Lojistik: Gelişen Lojistik Uygulamalar Eğitim Semineri”ne katıldım. Bana verilen konu “Denizyolu taşımacılığında gemi brokerliği” idi.
Yani eski Türk Ticaret Kanunundaki (TTK) adıyla ‘gemi tellallığı!’
Haliyle konuşma öncesinde yeni TTK’nu inceleyeyim istedim. Bir de ne göreyim: Gemi tellalığı (eski TTK 100-115) budanıvermış…
Yani, yerinde yeller esiyor!
İşte “deniz ülkesi, denizci millet”te bir “soğuk duş” uygulaması!
Peki, broker kimdir? Ne iş yapar?
Kısaca, “gemiye yük, yüke gemi bulan kişi/işletme”. (daha&helliip;)
Ve sonunda Dünya Gazetesi yapacağını yaptı. Uzun zamandır Altın Çıpa Denizcilik Ödüllerini dağıtan ve başarılı organizasyonlara imza atan Dünya Perşembe Rotası, bu defa sektörün tamamını kucaklayan büyük bir organizasyona, lojistiğin her dalda en iyilerini seçmeye hazırlanıyor.
Perşembe Rotası Editörü sevgili Murat Erdoğan bir gün telefonla beni aradı beni ve projesini aktararak sohbet etmek ve görüşlerimi almak istedi. Düşüncesini ilk duyduğumda çok heyecanlandım ve mutlu oldum. Fikir çok güzeldi, ama zor olan bu seçimin nasıl yapılacağı, kriterlerin nelerden oluşacağı, firmaların yarışmaya ilgi göstermesi gibi hususlardı.
(daha&helliip;)
Geçen haftaki sohbetimize “Ticaret Ataşesi İhracatı Arttırır Mı?” diye başlık atmış ve gönlümüzden geçenleri sohbetimize katılanlarla paylaşmıştık. Ekonomi Bakanımız Sayın Zafer ÇAĞLAYAN, çok önem verdiği bu konuya kendi imzasıyla bir açıklama gönderdi ve ben de bu açıklamanın içeriğinin bazı kısımlarını sohbetimize almak istedim. Bu açıklamanın ardından da sohbetimize katılan bazı ihracatçı arkadaşlarımızdan gelen iletilerin ortak noktalarına da değinmek istiyorum.
Sayın Bakanımızın açıklamalarına göre, 2009 yılı Mayıs ayında yurtdışında görev yapan ticaret müşavirimizin sayısı 109 idi. Bugün görev yapan ticaret müşaviri sayısı 195’tir ve çok yakın zamanda bu sayı 250’ye çıkacaktır. Bu artışa mesnet olan deyişin de gerçekten güzel olduğunu vurgulamak isterim, “Gidemediğin yer senin değildir.”
(daha&helliip;)