Geçen hafta, Dünya’daki ekonomik ve siyasi çalkalanmalara değinmiş, bu hareketli ortamın her geçen gün yeni bir kaosa doğru gittiğinden ve bunun da ticareti karmaşık hale getirdiğinden söz etmiştim.
Genellikle ARC Eğitim ile yaptığım seminerlerde, ticaretin nasıl doğduğunu ve lojistiğin de ticaretin varlığı sebebi ile ortaya çıktığını anlatırım. Aslında düşündüğümüzde bütün iş dalları ticaretin varlığı ile ortaya çıkmamış mıdır. Dünya sadece Adem ile Havva’ya aitken herhalde çok rahat etmiş olmalılar, nasıl olsa her şey onlarınmış. İnsanların sayısı arttıkça, biri, öbürününkinin sahip olduğunu elde edebilmeyi istemiş. Bir taraf vermek istemeyince diğer taraf saldırıp zorla alır, kim kimi döverse (!) o taraf amacına ulaştırmış. Sonra bakmışlar, döv döv nereye kadar, nasıl olsa bir gün birisi de beni dövecek, daha medeni bir yol araştırmışlar. Ve insanlar, ticaretin başlangıç noktası olan takası keşfetmişler.
(daha&helliip;)
Türkiye, akaryakıt fiyatlarının en yüksek olduğu ülkelerden birisi, hatta sanırım son zamlar sonrası bu konuda bir numara oldu.
Nakliye operasyonları (kara, hava, deniz, demiryolu), en önemli lojistik faaliyetlerden birisi olup nakliye operasyonlarının maliyeti, envanter tutma ile ilgili maliyetler hariç, en önemli lojistik maliyet kalemidir.
Akaryakıt (motorin,benzin) maliyeti, nakliye maliyetinin en önemli kısmını oluşturur. Nakliye özelinde karayolu ile yapılan ticari taşımalarda da bu durum geçerlidir.
(daha&helliip;)
10. Beş Yıllık Kalkınma Planı (2014-2018) TBMM’de kabul edildikten sonra geçen hafta içinde yayınlandı (İsteyen, Kalkınma Bakanlığı’nın web sayfasından plana ulaşabilir). Ben, lojistik ile ilgili bölümlerde dikkatimi çeken unsurları sizinle paylaşmak isterim.
Lojistik ve Ulaştırma başlığı altındaki “Amaçlar & Hedefler” bölümündeki Madde 829’da “Lojistikte ulaştırma, depolama, envanter yönetimi ve gümrükleme alt maliyetleri göz önünde bulundurularak, transit taşıma süresinin kısaltılması, hasarsız teslim oranının yükseltilmesi, güvenilirlik ve hız unsurları öne çıkarılarak müşteri hizmet düzeyinin artırılması hedeflenmektedir.” diye yazılıdır. Bu güzel, zira Dokuzuncu Plan’da böyle bir yaklaşım yoktu. (Her ne kadar 10. Plan’ı hazırlayan ekip hakkında bilgiler olmasa da yukarıdaki cümle, lojistik ile ilgili yetkin kişilerden destek alındığını gösteriyor.). Öte yandan; depolama ve envanter yönetimi ile ilgili alınacak uygulamaları ve hareket planlarını çok merak ediyorum.
(daha&helliip;)
Çocukluğumda hiç unutmam, eninde sonunda her şey düzelecek, artık hiç savaş kalmayacak, hırsızlıklar bitecek, insanlar hep mutlu olacak, barış ve sevgi Dünya’ya hakim olacak, ama eninde sonunda olacak diye düşünür, bunun hayalini kurardım. Yaşım ilerledikçe gördüklerim, yaşadıklarım, umudumu ne yazık ki, her geçen gün biraz daha yitirmeme sebep oldu. Çocukluğum, 1970’li yıllarda geçti İstanbul Fatih’te. O döneme hem yokluk, hem de anarşi hakim olmasına rağmen, insanlar arasındaki ilişkiler, bağlar ve dayanışma arzusu bugünkünden çok daha fazla idi. İdeolojik ve mizahi anlamda beklediklerimi pek bulamasam da, TRT’de oynayan “Seksenler” dizisini, nostalji yaşama adına izliyorum ara ara. Çocuklarıma da izletmeye çalışıyorum bizi daha iyi anlasınlar diye, ama, tahmin edersiniz ki, başarılı olamıyorum. (daha&helliip;)
KONDA tarafından sadece Gezi Parkı içinde bulunanları kapsayacak şekilde 6-7 Haziran’da yapılan araştırmaya göre Gezi Parkı’nda bulunanların %70’i, ilk haberi sosyal medyadan öğrenmiş (bu kişilerin yaş ortalaması ise 26).
Facebook, Twitter, Youtube, bloglar ve diğer sosyal medya kanalları, yeni bir iletişim sistemi oluşturdu ve bir örneği de yukarıdaki araştırmada görülmektedir.
Sosyal medya, iş dünyasının yeni bir stratejik oyun alanı olabilir mi?
İlk bakışta sosyal medya, eğlence ve muhabbet kanalı olarak görülebilir, ancak çok yakın zamanda, hatta başladı, şirketler için çok önemli bir iletişim aracı olacaktır.
(daha&helliip;)