Avrupa’da 1970’li yıllarda gündeme gelen ve 1980’li yıllarda yaygınlaşan ve halen yenileri kurulmakta olan; bizim tanımımızla “Lojistik Köyler, Lojistik Merkezler, Lojistik Üsler” yurt dışındaki tanımlarıya “Logisitcs Villages, İnterporto, Freight Villages, Dry Ports, Plate Forme Logistiquie, Plate Forma Multimodale, Güterverkehrszentrum, Rail Service Center, Tradeports, Transport Center” yapılanmaları ülkemizde çok geç gündeme gelmiştir.
Bu gecikmenin nedenini öğrenmek isteyenler için bir açıklama yapmak gereğini duydum.
1- Lojistik, Türkiye’de yıllarca taşımacılık olarak bilinmiş ve yabancı şirketlerin Türkiye’de iş yapmaları ile birlikte gündeme gelmiştir. Bu da Avrupa’dan yaklaşık 20 sene sonra lojistik konusunu konuşmaya, öğrenmeye, öğretmeye ve uygulamaya başladığımızın göstergesidir.
(daha&helliip;)
Yeni teşvik paketimiz açıklandı. Teşvikler bölgelere, ölçeklere ve stratejik yatırım olup olmadığına göre gruplanıyor. Teşvik edilmeyecek yatırımlar grubunda olmayan tüm yatırımlar için KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti geçerli hale getirildi.
Türkiye’de iller 6 bölgeye ayrıldı. Bölgelere göre KDV İstisnası, Gümrük Vergisi Muafiyeti, Vergi İndirimi, Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteği, Yatırım Yeri Tahsisi ve Faiz Desteği uygulaması söz konusu. 31.12.2013 tarihinden önce başlayan yatırımlar için bölgelere göre % 10 dan başlayan ve %50 ye kadar çıkan yatırıma katkı payı uygulanmaktadır. Bu tarihten sonra başlayacak yatırımlarda indirim azalmaktadır.
(daha&helliip;)
Birçok büyük işletmenin tesislerinin Kocaeli’nde, ancak merkezlerinin İstanbul’da olduğunu biliyoruz. Bu kurumların ürettikleri gayrisafi milli hasıla İstanbul’da kayıt altına alınmasına karşılık Kocaeli kişi başı milli gelirin en yüksek olduğu iller içinde gelmektedir. Bölge bir yandan sanayinin geliştiği ve daha da gelişeceği bir bölge; diğer yandan 30’un üzerindeki liman ve iskeleleri ile büyük bir liman kentidir. Bu limanlara gelen ve giden transit yükler, Kocaeli’nden kara ve demir yolu ile geçen transit yükler, bölgeyi aynı zamanda bir lojistik bölge statüsüne sokmaktadır.
Türkiye’nin, hatta uluslararası ulaştırma koridorlarının da olmazsa olmaz geçiş noktasıdır Kocaeli. Bu durumda bile Kocaeli bölgemizde lojistik hizmetlerin bir araya getirildiği, katma değer yaratacak, şehir trafiğini rahatlatacak, intermodal taşımaya başlangıç ve bitiş noktası olacak, OSB’lerin kısıtlı ulaşım imkanlarını arttıracak, taşımayı deniz ve demir yoluna aktaracak lojistik köyler inşa edilmemiştir.
Kocaeli bölgesinde birisi kentin Doğu’sunda, diğeri Kentin Batı’sında olmak üzere iki adet lojistik köy ihtiyacı vardır. Doğuda kurulması gereken lojistik köy TCDD Köseköy Lojistik Merkezine kısa mesafeden demiryolu ile bağlanabilecek, bölgedeki büyük sanayi kuruluşlarına sanayi bölgelerine, limanlara iltisak hattının bağlanabileceği bir terminal görevini de görecektir. Bölgenin sanayisinin artık Batı yönünde değil, Doğu yönünde gelişmesi planlanmalı ve Batı yönünde deniz ile dağ arasında kalan iki ana arterin yüküne yük ekleyecek sanayi yatırımları yavaşlatılmalıdır. Batı’da yapılması gereken Sanayi yatırımları, 3. Çevre yolunun kullanılabileceği kuzey bölgelere kaydırılmalıdır. Doğu bölgesinde de inşa edilecek tesisler büyük ölçekli tutulmalı ve demiryolu bağlantıları mutlaka sağlanmalıdır.
(daha&helliip;)
AB tarafından hazırlanan son Beyaz Kitap, lojistiğin her iki ana kaleminde, taşımacılıkta ve depolamada çevreyi kirletmeyen, lojistiğin çevreye olan olumsuz etkisini azaltan öneriler getirmekte; hatta önümüzdeki yıllar için ölçülebilir hedefler ortaya koymaktadır. Ortaya konan hedefler, ancak bu günden çalışmaya başladığımız takdirde ulaşabileceğimiz kadar zordur; yani son dakikaya kadar bekleyip “süre uzatımı” isteyeceğimiz hedefler değildir.
Çevre kirliliği ile mücadele henüz ölçülemediği için tam anlamıyla zorunlu kale gelmemiştir. Depolama, taşıma, dağıtım, yani lojistik hizmeti veren kuruluşlar kendi yaptıkları işlerin çevreye olan etkilerini ölçmek ve bu ölçümleri yönetmeliklerin önereceği limitlerle karşılaştırmak, hatta limitlerin altına indirmek için iş planları yapmak zorundadır.
(daha&helliip;)
Kısa adı ITCO olan Uluslararası Tank Konteyner Örgütü, 19.-20 Mart 1012 tarihinde İstanbul’da bir zirve düzenledi. Örgüte üye olan, Dünya’da tank konteyner üreten, taşıyan, taşıtan ve bakımını yapan yüzden fazla katılımcı programın konuğuydu. TLS lojistiğin ana sponsor oluğu bu aktivitede, küresel tank konteyner kiralama şirketi olan Eurotainer S.A. şirketinin konuğu olarak hazır bulunma fırsatı buldum.
UNCTAD rakamları bize yılda 500 Milyon TEU’dan daha fazla konteyner hareketi olduğunu göstermektedir. Türkiye bu potansiyelden sadece % 1 oranında pay almaktadır. Konteyner taşımacılığı her yıl % 9.8 oranında büyüyen bir taşımacılık şeklidir. Bu artışın bir nedeni de farklı ürünler için farklı konteyner tiplerinin kullanımı ve bunun yaygınlaşmasıdır.
(daha&helliip;)