Bir milyarlık nüfusa, 54 ülkeye ve yaklaşık 2 trilyon dolarlık gayri safi milli hasılaya sahip Afrika Kıtası, Türk yatırımcılarının yeni gözdesi. Dünya petrol ihtiyacının yaklaşık %15’ini karşılayacak kadar kaynağa sahip olması, petrol dışında doğal gaz, demir, altın, kömür gibi kaynaklar ve mineraller bakımından zenginliği, yatırım alanlarının fazlalığı ve kıtada yer alan devletlerin yabancı yatırımcılara ülkelerinde yatırım yapmaları için olanak sağlamaları ve en önemlisi de Avrupa’da yaşanan ekonomik kriz nedeniyle Avrupa pazarlarındaki daralma Türk iş dünyasının rotasını, önemli bir hacim ve gelecek vaat eden bu coğrafyaya çevirmesine neden oldu.
(daha&helliip;)
Uluslararası ticaret konusunda çalışan dostlarımızın en çok sıkıntı çektikleri konu, kaç yabancı dil bilirlerse bilsinler muhataplarının, kendi bildiği dillerden birini konuşmamasıdır. Öte yandan, ihracat piyasasına açılmak isteyen veya tesadüf eseri de olsa, yurtdışından gelen yabancı alıcıya ürün satan KOBİ yönetici veya sahiplerinin, genellikle sıkıntı çektiği nokta da bir yabancı dili yeterince veya hiç bilmemektir.
Yurt içerisinde bulundukları sırada, bu eksiklik şu veya bu şekilde kapatılabilmekte ve yabancı dil desteği alma imkanı bulunabilmektedir. İşler yurtdışında biraz daha karmaşık bir hal almaya başlıyor. Hele küresel çapta geçerli olduğunu düşündüğümüz İngilizce bilsek bile bu dilin de işe yaramadığı ortamlarda bu problem iki kere rafine hale gelip, biraz da eziyet boyutuna geçiyor. Pek doğaldır ki ihracat yapmak istediğimiz her piyasaya hitap edebilecek sayıda ve yeterli düzeyde yabancı dil bilen eleman çalıştırmak, çoğumuzun olanaklarının sınırlarını bir hayli aşacaktır. Hele bunların hepsinin, bir de ihracatı bilmeleri gerektiğini düşünürsek, sinirlerimizi de zorlayacağı aşikârdır.
(daha&helliip;)
1980 Yılında elektrik üretimi ve sulama için projelendirilen “Aşağı Fırat Havzası” ve “Dicle Havzası” projeleri 1986 yılında “GAP Güneydoğu Anadolu Projesi” adı altında birleştirilmiş ve Güney Anadolu Bölgesinin ekonomik kalkınma projesi halinde ele alınarak Devlet Planlama Teşkilatı görevlendirilmiştir. 27 yıllık bu süreç içinde Türkiye en zor ekonomik dönemlerinde GAP projesine milyarlarca Dolar yatırmış, bölgesel üretimin, tüketimin attırılmasında beklenen verimi sağlayamamıştır. Planlı proje çalışması yapılması amacıyla, 1989 yılında 2002 – 2010 yılları için bir master plan hazırlanmış buna uygun yatırımlar gerçekleşmiş 2010-2012 yılları için “GAP Eylem Planı” başlığı ile proje süresi uzatılmıştır. Türkiye’nin bu en önemli projesinde hedefler içine mevcut kara yollarının geliştirilmesi planı ve hava taşımacılığının desteklenmesi iyi niyetlerinden başka bir katkı yapılmamıştır. Bölgede yapılacak olan tarımsal, tarıma dayalı olsun olmasın, sanayi üretiminin gerektirdiği ithalatın, ihracatın, transit taşımanın farklı modlar için geliştirilmesi, depolama ve dağıtım merkezlerinin geliştirilmesi, lojistik köy ve merkezlerin, intermodal taşıma odaklarının planlanması, taşımanın hızlandırılması, ölçeklerin büyütülmesi gibi lojistik hedefler bu çalışmaların eksiğidir.
(daha&helliip;)
Çok az fark vardır…
Kısa ve öz bir cevap olduğu ve açıklama gerektiği çok açık.
Çok az fark vardır deyişimizin arkasında, ihracat için yapılması gereken birçok işlemin, nerdeyse aynısın iç piyasa için de yapılması gerektiğidir. İhracatta pek mesafe almamış bazı dostlarımız bunu farklı düşünseler de iç piyasada yaptıkları birçok işin, sadece farklı ortamlarda olduğunu fark etmeleri çok uzun zaman almıyor. Ancak bazen bu olguya değişik bakış açısından bakıp, ihracata tedirginlikle yaklaşan, olayları gözünde büyüten veya daha kötüsü hafife alanlar da olmuyor değil.
(daha&helliip;)
Uygulamada Denizyolu İşlemleri Nasıl Gerçekleştirilir? Uygulamadan Gerçek Belgelerle…

