Bir milyarlık nüfusa, 54 ülkeye ve yaklaşık 2 trilyon dolarlık gayri safi milli hasılaya sahip Afrika Kıtası, Türk yatırımcılarının yeni gözdesi. Dünya petrol ihtiyacının yaklaşık %15’ini karşılayacak kadar kaynağa sahip olması, petrol dışında doğal gaz, demir, altın, kömür gibi kaynaklar ve mineraller bakımından zenginliği, yatırım alanlarının fazlalığı ve kıtada yer alan devletlerin yabancı yatırımcılara ülkelerinde yatırım yapmaları için olanak sağlamaları ve en önemlisi de Avrupa’da yaşanan ekonomik kriz nedeniyle Avrupa pazarlarındaki daralma Türk iş dünyasının rotasını, önemli bir hacim ve gelecek vaat eden bu coğrafyaya çevirmesine neden oldu.
Aslında çok büyük ve gelişen bir Pazar olan Afrika’nın, Türkiye’nin gündemine girmesi 2000’li yılların başına dayanıyor. T.C. Dış Ticaret Müsteşarlığı, 2003 yılında Afrika ülkeleriyle, askeri, siyasi, kültürel ve ekonomik ilişkileri geliştirmek kapsamında Afrika ülkeleriyle “Ekonomik İlişkileri Geliştirme Stratejisi” hazırladı. 2005 yılı Türk hükümeti tarafından Afrika yılı ilan edildi. 2012 yılı itibariyle Afrika kıtasında bulunan büyükelçilik sayımız 30’a yükseldi. 2000’lerin başında yılda 4 milyar dolar olan dış ticaret hacmimiz 2012’ye gelindiğinde 20 milyar dolar’ı geçti. 2013 yılında ise; 25 milyar dolar’lık bir ticaret hacmine ulaşılması hedefleniyor. Türkiye’nin rotasını Afrika’ya çevirmesiyle birlikte THY’nin Afrika’da uçuş gerçekleştirdiği ülke sayısı 25’i buldu ve Air France’dan sonra bu kıtaya en fazla sefer yapan havayolu haline geldi. Ekonomisi, Çin’in yükselişinden bile daha hızlı ivme kaydeden Afrika’nın yüzyılımıza damga vuracağı yadsınamaz bir gerçektir.
Arzu DURUSU

