Şirketlerde, nakliyat sigortalarının satınalması da genellikle lojistik departmanlarının sorumluluğunda olur. Peki, bir nakliyat sigorta poliçesi düzenletirken nelere dikkat etmek lazım?
Bunu aşağıdaki gibi 2 şekilde özetlemek mümkün olabilir.
1) Sigortanın Kapsamı
2) Poliçenin Muafiyeti
Sigortanın kapsamı; Geniş, dar ve tam ziya olarak özetlenir. Dar kapsamda malzeme sadece araç üzerinde seyir halindeyken oluşabilecek hasarlardan sigorta şirketi sorumlu olur. Hâlbuki bir nakliyede en büyük risk, yükleme, boşaltma ve aktarma esnasındadır. Yani tüm bu riskleri gözeten geniş kapsamlı bir teminat önemli olabilir. Tabi burada ödenecek prim daha yüksektir ve bunun karşılaştırmasını sigortalı firma iyi yapmalıdır. Ama mal bedeli yüksek bir emtea için multimodal, yani çoklu bir taşıma modeli kullanılacaksa kesinlikle geniş kapsamlı bir poliçe tercih edilmelidir.
(daha&helliip;)
Yıllar önce katıldığım bir söyleşide, gelecekte Dünya’yı ülkeler değil markalar yönetecek demiştim. Dinleyicilerin bir kısmı bana şaşkınlıkla bakarken, bir kısmı tasdiklercesine başını sallıyordu. Bugün gelinen noktada bu söylediğim tezin neredeyse gerçek olduğunu görebiliyorum. Ticareti arttırmaya çalışan gelişmiş ülkelerin, Dünya’ya aslında markaları ile hükmettikleri hepimizin malumu. Kullandığımız cep telefonundan, giydiğimiz ayakkabıya, kullandığımız parfümden, bindiğimiz arabaya ve hatta yemek yediğimiz restaurantlara kadar Dünya markalarının esaretinde olduğumuzu sanırım hiç birimiz inkar edemeyiz.
(daha&helliip;)
Cumhuriyetimizin 90. yılını kutluyoruz.
Çok sevindik, çok güldük, çok şeyler başardık.
Çok üzüldük, çok ağladık, çok şeyleri başaramadık.
Ne olursa olsun hep birlikte olduk ve yine hep birlikte olacağız.
90 yılda Türkiye’nin ulaştırma ve lojistik faaliyetlerine yönelik neler yapılmış.
1923: İzmit İktisat Kongresi’nde yerli malların karada ve denizde ucuz tarife ile taşınması ve demiryolu inşaat programına başlanması kararlarının alınması
1923: Demiryollarının toplam ana hat uzunluğu 3.756 KM
(daha&helliip;)
Kurban Bayramı için Türkiye’nin her tarafından her tarafına, kamyonlar dolusu canlı hayvan taşınıyor.
Daha önceki yıllarda (sanırım 2010 ve 2011) gemilerlerle ve kamyonlarla hatta uçakla taşınan (business class) ithal hayvanlar olmuştu. Angus ile tanışmıştık. Hayvancıklar, şaşkındı. Hatta; bir tanesi köfteci dükkanına sığınmıştı (lojistikte buna self transportation denir. Böyle bir kavram yok literature katkım olsun diye ben uydurdum).
Canlı hayvan taşımacılığı, lojistiğin pek bilinmeyen ve dikkat edilmeyen yanıdır. Hayvan denip, acınacak halde taşınırlar.
(daha&helliip;)
Son yıllarda, kaynayan bir coğrafyada yaşıyoruz. Bölge ülkeleriyle sıfır sorun politikası uygulamaya çalışsakta, bölge ülkelerinde işler bazı nedenlerle (!) yolunda gitmiyor. Bu durumda haliyle belirsizlikleri ve tehditleri beraberinde getiriyor. Önceki bir yazımda da değindiğim gibi aynı eksende devam eden ilişkiler birden tersine dönebilirken, çoğu zaman devletlerin çıkarları birbiriyle ters düşüyor.
Dış politikada yaşanan bu gelişmeleri önceden öngörebilmek tam anlamıyla mümkün değilken, değişen koşullara uyum sağlayabilmek ve menfaatlerimiz konusunda da acil reaksiyon göstermek de bir o kadar elzem. Suriye’de yaşanan insanlık dışı olaylara kayıtsız kalmamak ne kadar gerekliyse, burada yaşanan sorunlardan ötürü değişen dengelerimizi, alışkanlıklarımızı yeniden kurabilmek için önlemler almak da bir o kadar zaruri bir durumdur.
(daha&helliip;)

