Güzel Türkçemizde sabretmekle ilgili oldukça çarpıcı ve öğretici deyişler vardır. Bazılarını hatırlayalım; “Sabreden derviş muradına ermiş, sabrın sonu selamettir, sabırla koruk helva, dut yaprağı atlas olur, sabır acıdır, meyvesi tatlıdır” gibi sözler, sabırlı olmanın olumlu sonuçlara götüreceğini vurgular. Bunun aksini vurgulamak isteyenler de biraz eğlenceli ve alaycı bir tavırla tersini vurgulayan “Sabreden derviş sıkıntıdan gebermiş” türünden deyişler uydurmaya çalışmışlardır.
İhracat yapan ve yapmaya çalışan dostlarımızla bir araya geldiğimiz ortamlarda bazen, ben de biraz şakacı bir tavırla “İhracatın tek bir anahtarı vardır onu bulup kullanabilirseniz, mutlaka ihracat yaparsınız” diyerek ortamı sıcak bir kıvama getirmeye çalışırım. Çok doğaldır ki neredeyse birlikte olduğumuz kişilerin sayısına yakın bir sayıda görüş ortaya çıkar. Biraz tartışma ortamına fırsat tanıdıktan sonra, bu anahtarın “SABIR” olduğunu söylediğimizde ise bize yöneltilen eleştiri oklarının ucundaki “Biz hep teknik bir şeyler düşünmüştük, oysaki siz işin felsefesine vurgu yapıyorsunuz” olmaktadır.
(daha&helliip;)
Epey bir süre önce basında yer alan ve Ekonomi Bakanlığı yetkilileri tarafından yapılan bir açıklamaya göre, 3 yıl üst üste ihracat yapan firma sayısı 14 ila 15 bin firma arasında bir yerlerde bulunuyordu. O zamanlarda ihracat yapan firma sayısı da 50 bin civarlarında idi. Sonuçta yaklaşık olarak, ihracat yapan her 10 firmadan ancak 3 tanesi üst üste 3 yıl ihracat piyasasında kalabiliyor ve geriye kalan 7 firma ihracat piyasasından çıkıyordu. Şimdi bu rakamlarda biraz farklılaşma olabilse de yüzdelerde çok fazla değişiklik olduğunu tahmin etmiyoruz.
(daha&helliip;)
Bu sohbetimize başlarken, geçen yıl 12 Kasım Salı günü Dünya Gazetemizde yayınlanan “FCA ve FOB Ne Demek Oluyor?” başlıklı sohbetimizi hatırlatmak istiyorum. O sohbetimizde açıklamaya çalıştığımız konu “Gemide Masrafsız/FOB ve Taşıyıcıya Masrafsız/FCA kuralları idi. Bu kuralların benzeştiği ve ayrıldığı noktaları vurgulamaya çalışmış ve özellikle konteyner yüklemelerinde FCA kuralının kullanılmasının tavsiye edildiğini anlatmıştık.
Zira FOB (Free On Board) kuralında, adından da anlaşılacağı gibi, ürünlerin gemiye teslim edilmesi halinde, başka bir deyişle ürünlerin geminin bordasına indirilmesi halinde şartlar yerine getirilmiş oluyor. Öte yandan konteynerleri ya işletmemize getirip ya da limanda konteyner sahasında yani karada yüklüyoruz. Ürünlerimizi geminin içine indirip teslim etmiyoruz. (daha&helliip;)
Bir zamanlar bir efsane olarak dillere düşen ve uzaylıların etkisinin söylentilerinden, bilimsel araştırmalara kadar varan, birçok dedikodu ve ciddi çalışmaya konu olan “Bermuda Şeytan Üçgeni” adında bir yer vardı. Burası, Bermuda, Miami ve Puerto Rico’daki San Juan noktalarının birleştirilmesiyle ortaya çıkan üçgen şeklindeki yerde kaybolan gemilerin ve uçakların kaybolma sebeplerinin bulunamamasıyla ünlenmişti. Gerçi son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarla buna ciddi bir açıklama getirildiyse de bu konuyu hala uzaylılara ve açıklanamayan olaylara bağlamakta ısrarlı olan çok kişi var.
(daha&helliip;)
Geçtiğimiz günlerde yaptığımız bir sohbette işin sahibi olan kişi, ihracat çalışmalarının pek de başarılı olamadığından söz ederek, başarı için gerekli olanlardan neleri eksik yaptıklarının arayışı içerisinde olduklarını söylemişti. İletişim konusunu nasıl hallettiklerini sorduğumuzda da üniversitede okuyan çocuğunun yabancı dil bilgisi sayesinde yaptıklarını anlatmıştı. Bu da bana birkaç yıl önce, dış ticaret yapılanması konusunda birlikte çalıştığımız bir KOBİ sahibi dostumuzun, bana işin başında söylediklerini ve yaptığı yorumları hatırlattı.
(daha&helliip;)