Çocukluğumda hiç unutmam, eninde sonunda her şey düzelecek, artık hiç savaş kalmayacak, hırsızlıklar bitecek, insanlar hep mutlu olacak, barış ve sevgi Dünya’ya hakim olacak, ama eninde sonunda olacak diye düşünür, bunun hayalini kurardım. Yaşım ilerledikçe gördüklerim, yaşadıklarım, umudumu ne yazık ki, her geçen gün biraz daha yitirmeme sebep oldu. Çocukluğum, 1970’li yıllarda geçti İstanbul Fatih’te. O döneme hem yokluk, hem de anarşi hakim olmasına rağmen, insanlar arasındaki ilişkiler, bağlar ve dayanışma arzusu bugünkünden çok daha fazla idi. İdeolojik ve mizahi anlamda beklediklerimi pek bulamasam da, TRT’de oynayan “Seksenler” dizisini, nostalji yaşama adına izliyorum ara ara. Çocuklarıma da izletmeye çalışıyorum bizi daha iyi anlasınlar diye, ama, tahmin edersiniz ki, başarılı olamıyorum. (daha&helliip;)
Geçtiğimiz günlerde, televizyon programıma Türkiye Nakliyeciler Derneği’nin sevgili Başkan’ı Erol Özçelik’i davet ettim. Kendisi ile yurt içi taşımacılık üzerine güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Bu yazımda, aklımda kalan bazı önemli noktaları paylaşmak ve dikkatinizi çekmek istedim.
Yurt içi taşımacılıkta tahmini verilere göre, 700 bin civarı aracın olduğu biliniyor. Bu sayının ne denli büyük olduğunu sanırım tasavvur edebilmişsinizdir. Böylesine büyük, böylesine önemli ve istihdam açısından da ciddi boyutta yarar sağlayan böyle bir sektör, hak ettiği yerde mi, ve bu sektördeki insanlar mutlu mu diye dönüp bir bakmak gerekiyor. Bu sektörün de çok büyük problemleri var elbette. Ancak öncesinde, son dönemlerde yaşanılan gelişmeler ile sektörde meydana gelen değişikliklere dikkatinizi çekmek istiyorum.
(daha&helliip;)
İsmail Dede torunlarının sürekli internetten alışveriş yaptığını görür, onları izler, eve gelen paketleri gördükçe iç çekermiş. Bir gün kafaya koymuş, onun için yurt içinden, yurt dışından hiç de farkı yokmuş. İnternetin ne denli yaygın olduğunu ve bu sayede kolaylıkla yurt dışından da istediğini alabileceğini bilen İsmail Dede, işe koyulmuş.
İsmail Dede interneti çok sevmiş, ticaretten çok hoşlanmış. İşte tam o sıra, üniversite sınav tercihlerini yapan torununa kulak vermiş. Torunu, anne ve babası ile hangi bölümü tercih etmesi konusunda fikir arası alışverişi yaparken, düşündükleri bölümlerden birisinin de lojistik olduğunu fark etmiş, ve merakla dinlemeye koyulmuş. Torunu Kaan’ın annesi bu konuda oğlunu desteklerken, babasının çok da istekli olmadığını görmüş. Kaan ailesine, teknolojinin ne denli hızlı yaygınlaştığını, insanların, ki gözünün ucu ile anneannesini işaret ederek, alışverişe olan düşkünlüğünü, bu sayede Dünya’da ürün hareketinin hem çok yaygınlaştığını hem de kolaylaştığını, buna ayak uydurması için de lojistik kavramının her geçen gün geliştiğini ve artık geleceğin değil, bugünün dahi mesleği olduğunu anlatmaya çalışmış. Bir kargo şirketinde çalışan annesi Kaan’ı daha iyi anlamasına rağmen, tüccar olan baba, canım amma da yaptın der gibi bakıyormuş. Aile en sonunda birlikte lojistiği incelemeye ve sonrasında karar vermek konusunda uzlaşmışlar. Hatta konu İsmail Dede’nin ilgisini çektiği için, dur ben de sizi dinleyeyim diye yanlarına yanaşmış.
(daha&helliip;)
Üç tarafı denizlerle çevrili olan bir ülkede yaşadığımızı düşündüğümde, bu konuyu ne de az ele aldığımızı hatırlıyor, bu duruma üzülüyor, ama sonra yine düşünmeye devam ediyorum.
Dünya ticaretinin son derece hızla arttığı, toplam Gayri Safi Hasıla içerisinde, ülkelerarası ticaretin oranının gitgide yükseldiği, Dünya Ticaret Örgütü’nün (WTO) girişimleriyle ülkelerin birbirleri ile ticaretlerinde her geçen gün daha fazla serbestlik uyguladıklarını düşündüğümüzde, tüm bu hızın gerçekleşmesinde taşımacılığın oynadığı rolün önemini bir kez daha anlıyoruz.
(daha&helliip;)
Hayatımızda bazı şeyler vardır ki, her yıl tekrarlanmasına rağmen, bizi hiç de sıkmazlar. Örneğin anneler günü, örneğin yılbaşı, babalar günü, doğum günümüz veya sevgililer günü. Bunların yanı sıra, milli bayramlarımız, dini bayramlarımız veya bazen mesleklerimize ilişkin özel günler… Senede bir kez olduğu için olsa gerek, bizi hiç de rahatsız etmezler, nerede ise her yıl aynı şeyler tekrar ediliyor olsa bile.
Sektörümüzün de geleneklerinin oluşmaya başlaması sevindirici bir gelişme bana göre. Düzenlenen ve bundan sonra sayısı artarak düzenlenecek fuarlar, üniversitelerin yaptığı lojistik konferansları, seminerleri, yine üniversitelerce yapılan kariyer günleri gibi etkinlikler artık iyice hayatımızda yer edinmeye başladı.
(daha&helliip;)