İngiltere Cranfield Üniversitesi’nden Prof. Martin Christopher, “Gelecekte kurumların arasındaki rekabet; ürettikleri ürünlerde veya bu ürünlerin tüketildiği ülkelerde değil, kullandıkları TEDARİK ZİNCİRLERİ arasında olacaktır” diyerek Tedarik Zinciri’nin önemini son derece etkili bir şekilde vurgulamıştır. Yine New ve Payne,1995 yılında Tedarik Zinciri Yönetimi kavramını, hammaddenin elde edilmesinden, üretilen ürünün son kullanıcıya ulaştırılmasına kadar olan süreç içerisinde üretim ve tedarik proseslerinin her bir elemanının birleştirilmesi olarak tanımlayarak, tedarik zincirinin önemine değinmişlerdir.
(daha&helliip;)
Palamut balığı bol, ayva ağaçları dalları kırılacak biçimde meyve dolu, bu işaretlerin yaklaşan kışın çetin geçeceğine dair işaretler olduğu büyüklerimiz tarafından öğretilirdi. Her sonbaharda olduğu gibi kış mevsiminin sebep olabileceği olumsuzlukları anımsatmak ve ilgililerin AVM, depo ve fabrikaların çatılarında kışa hazırlık önlemleri konusunda dikkatlerini çekmek benim için geleneksel bir hal aldı.
Küresel ısınma nedeniyle mevsimlerin değiştiğini konuşur olduk, şayet kış sert geçecek ise özellikle depo çatılarında biriken kar için ve çatılarda oluşan buz sarkıtları için şimdiden önlemler almak gerekmektedir. Geçen kış orta ve güney Avrupa’da birkaç lojistik depoda ağır kar birikmesinin sebep olduğu çatı çökmesi olayı hakkında farkındalık yaratmak gerekiyor.
(daha&helliip;)
8 Ekim Pazartesi Dünya gazetesi ilgimi oldukça çeken bir haber yayınladı. Haberde özetle “ABD tarafından Türkiye’de üretilen makarnaya karşı uygulanan anti-damping soruşturmasının ardından Endonezya’nın da una karşı aynı uygulamayı başlatarak ihracatçıyı zora sokması karşısında ihracatçılar hukuksal yollara başvurmaya hazırlanıyor, Türkiye Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şahin Batallı, uluslararası mahkemelerin devreye sokulmasını sağlayacaklarını açıkladı” deniliyordu.
Sabah gazetemizi gözden geçirirken, bu haberi yüksek sesle okuduğum sırada birlikte olduğumuz bir ihracatçı arkadaşım “Hocam bu Anti-Damping denilen şey de neyin nesi” deyince, daha önce de bu konuda sorulan soruları hatırladım.
(daha&helliip;)
Ülkelerin dış ticaret dengesini pozitif yöne taşımak ve bunun için de üretim ve ihracatı desteklemek günümüz ekonomisinde büyük önem taşımaktadır. Genelde büyük ekonomilere kavuşma konusunda lojistiği ele almaktayız. Ancak bu kez, gelişen dünyada ülkemizin de bu gelişmelere ayak uydurması için gerekli olan dış ticaretteki büyümeyi sağlayacak, tüm tedbirlere bir göz atalım isterim. Artık Dünya üzerinde güç kavramı, tümü ile ekonomilerin büyüklüğü ve istikrarı ile ölçülür hale gelmiş durumdadır. O halde dış ticaretimizin ve gümrük sistemimizin daha verimli olabilmesinin bize ne gibi getiriler sağladığına bir göz atalım :
• İthal edilmesi gereken hammadde/aramamül/mamulün dünyanın neresinde olursa olsun ülkemize gelmesinin sağlanabilmesi,
• Bu getirilen ürünlerin uygun koşul,maliyet ve zaman içerisinde tesliminin sağlanabillmesi,
(daha&helliip;)
Ne söylediğinizin hiç önemi yok, muhatabınız ne anlıyor ona bakın…
Uluslararası ticaret kültürü ile ilgi konuşmalarımda, seminerlerimde, panellerde ve özellikle derslerde, kısacası her ortamda dile getirdiğim bir ifadedir bu. Hatta derslerde, katılımcılarla birlikte küçük bir oyun oynar ve bu deyişin canlı ortama taşınmasını sağlarım. Bu da hepimizin küçüklüğümüzde oynadığı, kulaktan kulağa veya telefonculuk dediğimiz oyun. Katılımcılardan yedi, sekiz kadarını bir araya getirip bir sıra yaparız. Kural şu; en başta duran, kulağına fısıldanan cümleyi, yanındakinin kulağına fısıldayacak ve diğeri de aynı şekilde bunu diğer yanındakine fısıldayacak.
(daha&helliip;)