Tedarik zinciri içinde ürün hareketi olan her işletme depo kullanmaktadır. Arz ve talebin bir birine eşit olmadığı her durum bize ürünlerimizi depolama zorunluluğu getirmekte. Sermayemizi bağladığımız, borçlanarak satın aldığımız, kredi borçlarımızın karşılığı olan depolarımızdaki mallarımıza piyasa terimi ile stok, işletme terimi ile envanter diyoruz.
Stoklarımızın çok dikkatli yönetilmesi gerekmekte. Talebi karşılayamayan bir stok seviyesi, müşteri memnuniyetsizliği yaratmakta, müşteri ve pazar payı kaybına neden olmaktadır. Her talebi karşılama telaşı da stok miktarlarımız arttırmakta, depolama maliyetlerimizi yükselmekte, finansal giderlerimizi şişirmektedir. Arz ve talebin dengelenmesi dediğimiz stok veya envanter yönetimi, artık stok kartlarımızda, kağıt ve kalemle hatta excel tablolarıyla da kontrol edilememektedir. Depo yönetimi yazılımı dediğimiz harika yazılımlar çıkmıştır ortaya. Bir depo içindeki her türlü hareketi planlayan, optimize eden, iş emrine bağlayan, operasyonu ölçen, sonucu raporlayan ve planlama ile sonuç arasındaki farkı ortaya koyan yazılımlar çalışmaktadır depolarımızda.
(daha&helliip;)
İhracatçılarımızın karar vermekte en çok zorlandığı ve genellikle de alınan sonuçlardan memnun olmayıp hüsrana uğradığı bir konu da Acente, Temsilci, Aracı Seçmek ve onlarla çalışmak. Yeni bir pazara girmenin heyecanı ile verilen kararların altında, akılcı ve detaylı bir araştırma olmaz ise sonuçta hüsrana uğramak kaçınılmaz oluyor. Oysa ki biraz dikkat, biraz araştırma ve biraz da sistem kullanımı sonucunda verilecek kararlar, daha da olumlu sonuçlar vermektedir.
Bizi hedef pazarımızda temsil ederek ürünlerimizi pazarlayacak kişi veya kurumları nasıl bulacağız? Doğal olarak günümüzün en geniş ve en hızlı bilgi kaynağı olan internetten başlayacağız. Bu arada reklamın gücünü de unutmamak gerek. Özellikle hedef pazarın, sektörel medyasında verilecek reklamların, aradığımız kurum veya kişiler için bir davet noktası olacaktır. Oralardaki ticari meslek kuruluşlarıyla yapacağımız görüşmelerin de faydalı olacağını belirtmek isterim. Oralardaki yetkililerle yapılacak görüşmelerde, hem piyasa hakkında hem de firmalar hakkında bilgi toplamak şansını bulabiliriz. Ancak en önemli çıkış noktasının, katılabileceğimiz fuarlarda yapılacak olan görüşmeler olduğunu vurgulamak gerek.
(daha&helliip;)
5 Temmuz 2012 Perşembe günü “Bosphorus Conferences” tarafından düzenlenen ve başkanlığını yaptığım “ Tedarik Zincirinde Depo Yönetim Sistemleri” zirvesini gerçekleştirdik. Depoların artık bir maliyet kalemi değil, katma değer yaratacak merkezler olması vizyonumuzdu. Kendimize 2023 yılında lojistik potansiyeli % 270 büyüyecek, lojistik pazarının % 400 büyüyeceği bir ortamda “depolarımızda nasıl çalışacağız?” sorusunu sorduk ve cevaplarını aradık.
12 değerli konuşmacımız vardı. Önce hedefimizi belirledik. 2023 yılında ihtiyacımız olan depo kapasitesinin bu günün tam dört katı olacağını, daha büyük depolarda, daha teknolojik ekipmanlarla, daha hızlı çalışmamızın gerektiğini, ihtisas depolarına ihtiyacımız olduğunu, lojistik köyleri görüştük. Bu depolarda araç yükleme ve boşaltmanın da otomatik hale getirilmesi gerektiği Joloda genel müdürü sayın Wouter Satijn tarafından sunuldu. ASC Mimarlık, Alper Yedikardeş A sınıf depoların nasıl olacağını anlattı. Altensis’den Berkay Somalı çevreci depoları, LEED Sertifikasını anlattı. Zirve’nin ana sponsoru Bortek Termal Boya’dan Orhan İhsanoğlu sadece boya kullanılarak inşa edilen güneşten ısınmayan depoları sundu bizlere. Zirvenin sponsorlarından LA Yazılım’dan Çağdaş Yıldız depoların vaz geçilmezi olan depo yönetim yazılımının nasıl kullanılacağını anlattı.
(daha&helliip;)
Geçtiğimiz günlerde sohbet ettiğim ihracata yeni başlamış ve kendisine yurtdışından gelen alıcılara, ufak tefek satışlar yapmış bir okurumuzun sorduğu soru bu sohbetimizin konusunu belirledi. Öğrenmek istediği konu, malını hangi şekilde teslim ederse, ödemesini daha garanti altına alabileceğiydi.
Sohbetlerimizin konuları arasına giren, Teslim Şekilleri (INCOTERMS) ve Ödeme Şekilleri arasında organik bir bağ kurmaya çalışan, bu düşünce yürütme tarzıyla ara sıra karşılaştığımız için, bu ayrılmaz ikilinin birbirleriyle olan bağlantıları konusunda sohbet edelim isteriz.
(daha&helliip;)
Lojistik, üretim ile tüketim noktaları arasındaki bağlantıyı planlama, gerçekleştirme ve kontrol etme operasyonu olarak da tanımlanmaktadır. Üretim ile tüketim yerlerinin birbirinden ayrı olduğu her durumda taşımanın kaçınılmazlığı bulunmaktadır. Küreselleşmeye bağlı olarak da taşıma mesafelerimiz uzamış, ölçeklerimiz büyümüş, taşıdığımız ürün çeşitliliğinde artışlar oluşmuştur.
Evet, taşıyoruz…
Denizlerde, demiryollarında, kara yollarında, havada, hatta boru hatları içinde farklı ürünler taşıyoruz. Şöyle bir düşünelim; taşıdığımız malzemeler içinde en ilginç olanları hangileridir diye. Özellikle lojistik şirketlerinde, forwarderlarda, nakliye şirketlerinde görev yapan dostlarımız için bir bilgiyi paylaşmak istedim.
(daha&helliip;)