TIR Karnesi (Carnet TIR)
Uluslararası Ticarette taşımacılık ve lojistik çok önemli bir yere sahiptir. Havayolu, deniz yolu ve karayolu taşımacılığı olarak bu konuda çeşitli düzenlemeler yapılmıştır.
TIR Karnesi işlemleri karayolu taşımacılığının daha güvenli, taşıyıcı firmanın daha az işlem yaparak uluslararası ticareti gerçekleştirmelerini sağlar. Bu sistem ülkelerin sisteme dahil olmalarıyla başlar. Ülkemiz 1966 yılında, bakanlar kurulu kararıyla sisteme taraf olmuştur.
Sistemin düzenli işleyişini sağlamak amcyıla her ülkede kefil kuruluşlar oluşturulur. Tüm bu kuruluşların da bağlı bulundukları uluslararası kefil kuruluş olan: International Road Transport Union vardır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ulusal kefil kuruluştur.
TIR Sözleşmesi (Transport International Routier)
Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu UNECE gözetiminde özenle hazırlanan “TIR Karnesi” Himayesinde eşyaların uluslararası taşınmasına dair gümrük sözleşmesidir.
1975 TIR Sözleşmesi 1978 yılından itibaren günün gelişen ekonomik şartlarına uygun olarak 20 defa revize edilmiş, en son yapılan değişiklikler 12 Mayıs 2002 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır.
Amaçları
Karayolu ile yük taşımacılığı faaliyetlerinin hızlandırılması
Uluslararası ticaretin gelişimine ivme kazandırılması
Uluslararası kara yolu ile yük taşımacılığının kolaylaştırılması
Gümrüklerdeki iş yükünün azaltılması
İş bu Sözleşme 1959 TIR Sözleşmesinin yerini almak üzere Birleşmiş Milletler Teşkilat’ınca 14 Kasım 1975 tarihinde
kabul edilmiştir.
Detaylı incelemek için linke tıklayınız.
Özet: lojistik nedir, lojistik içerik olarak hangi fonksiyonları kapsamaktadır, tedarik zinciri içindeki önemi nedir?
Görüldüğü üzere lojistik kavramı, işletme bilimi içinde yer alan ve organizasyonel anlamda tüm gelişmelerden doğrudan etkilenen bir bilim olarak aslında üzerinde durulması gereken ve oldukça geniş çaplı bir konudur. Hal böyle iken, ülkemizde lojistik denince akla gelen ilk ve tek şey çoğu kez “kamyon taşımacılığı” olmaktadır. İşte yazımızın da içeriğini oluşturan karmaşa da tam bu noktada kendini göstermektedir. Genel olarak sektörde bilinen ismi ile TIR taşımacılığı ki; bu konuda da ayrı bir yanliş yapılmaktadır; kullanıldığının aksine lojistik kavramını oluşturan fonksiyonların yalnız birini oluşturan, taşımacılık fonksiyonu içerisinde yer alan karayolu taşımacılığının bir parçası konumundadır. Yani kısaca ifade etmek gerekirse, kamyon taşımacılığını da kapsayan taşımacılık fonksiyonu lojistik fonksiyonların sadece biridir ve lojistiği sadece kamyon veya TIR taşımacılığı olarak görmek çok büyük bir yanlıştır. (daha&helliip;)
ADR Konvansiyonuna katılmamızın uygun bulunduğu kanun, tehlikeli maddelerin karayolu ile taşınması hakkında yönetmelik ( kamuda bilinen adı ile ADR yönetmeliği ) derken; tehlikeli maddelere ilişkin bir diğer uygulama kapımıza dayandı bile. Üstelik istesek de ertelemelere gidemeyeceğimiz bir şekilde: REACH…
Evet, istesek de ertelemelere gidemeyeceğiz. Çünkü AB böyle istiyor. Uygulamak için yapacağımız gecikmeler, ülkemizin dış ticaretini ve dolayısıyla makro anlamda ekonomik göstergelerimizi de olumsuz yönde etkileyecek nitelikte. (daha&helliip;)
Tehlikeli madde taşımacılığında son durum nedir diye sorduğumuzda, “Artık her şey çok güzel olacak” demeliyiz. Bunu neden bu şekilde dile getiriyorum? Çünkü en azından tehlikeli madde taşımacılığının çeşitli modlarında yer alan çok değerli dernek ve sektör temsilcilerinin neler yaptığını çok iyi biliyor ve gözlemliyorum. Buna en yakın örnek; benim de katıldığım Türkiye’ de çözüm önerilerinin ele alındığı en son tehlikeli madde taşımacılığı ile ilgili toplantı. Sektörün önemli derneklerinin çok değerli temsilcilerinin hepsi oradaydı. (daha&helliip;)

