Tedarik zinciri içinde ürün hareketi olan her işletme depo kullanmaktadır. Arz ve talebin bir birine eşit olmadığı her durum bize ürünlerimizi depolama zorunluluğu getirmekte. Sermayemizi bağladığımız, borçlanarak satın aldığımız, kredi borçlarımızın karşılığı olan depolarımızdaki mallarımıza piyasa terimi ile stok, işletme terimi ile envanter diyoruz.
Stoklarımızın çok dikkatli yönetilmesi gerekmekte. Talebi karşılayamayan bir stok seviyesi, müşteri memnuniyetsizliği yaratmakta, müşteri ve pazar payı kaybına neden olmaktadır. Her talebi karşılama telaşı da stok miktarlarımız arttırmakta, depolama maliyetlerimizi yükselmekte, finansal giderlerimizi şişirmektedir. Arz ve talebin dengelenmesi dediğimiz stok veya envanter yönetimi, artık stok kartlarımızda, kağıt ve kalemle hatta excel tablolarıyla da kontrol edilememektedir. Depo yönetimi yazılımı dediğimiz harika yazılımlar çıkmıştır ortaya. Bir depo içindeki her türlü hareketi planlayan, optimize eden, iş emrine bağlayan, operasyonu ölçen, sonucu raporlayan ve planlama ile sonuç arasındaki farkı ortaya koyan yazılımlar çalışmaktadır depolarımızda.
(daha&helliip;)
5 Temmuz 2012 Perşembe günü “Bosphorus Conferences” tarafından düzenlenen ve başkanlığını yaptığım “ Tedarik Zincirinde Depo Yönetim Sistemleri” zirvesini gerçekleştirdik. Depoların artık bir maliyet kalemi değil, katma değer yaratacak merkezler olması vizyonumuzdu. Kendimize 2023 yılında lojistik potansiyeli % 270 büyüyecek, lojistik pazarının % 400 büyüyeceği bir ortamda “depolarımızda nasıl çalışacağız?” sorusunu sorduk ve cevaplarını aradık.
12 değerli konuşmacımız vardı. Önce hedefimizi belirledik. 2023 yılında ihtiyacımız olan depo kapasitesinin bu günün tam dört katı olacağını, daha büyük depolarda, daha teknolojik ekipmanlarla, daha hızlı çalışmamızın gerektiğini, ihtisas depolarına ihtiyacımız olduğunu, lojistik köyleri görüştük. Bu depolarda araç yükleme ve boşaltmanın da otomatik hale getirilmesi gerektiği Joloda genel müdürü sayın Wouter Satijn tarafından sunuldu. ASC Mimarlık, Alper Yedikardeş A sınıf depoların nasıl olacağını anlattı. Altensis’den Berkay Somalı çevreci depoları, LEED Sertifikasını anlattı. Zirve’nin ana sponsoru Bortek Termal Boya’dan Orhan İhsanoğlu sadece boya kullanılarak inşa edilen güneşten ısınmayan depoları sundu bizlere. Zirvenin sponsorlarından LA Yazılım’dan Çağdaş Yıldız depoların vaz geçilmezi olan depo yönetim yazılımının nasıl kullanılacağını anlattı.
(daha&helliip;)
Lojistik, üretim ile tüketim noktaları arasındaki bağlantıyı planlama, gerçekleştirme ve kontrol etme operasyonu olarak da tanımlanmaktadır. Üretim ile tüketim yerlerinin birbirinden ayrı olduğu her durumda taşımanın kaçınılmazlığı bulunmaktadır. Küreselleşmeye bağlı olarak da taşıma mesafelerimiz uzamış, ölçeklerimiz büyümüş, taşıdığımız ürün çeşitliliğinde artışlar oluşmuştur.
Evet, taşıyoruz…
Denizlerde, demiryollarında, kara yollarında, havada, hatta boru hatları içinde farklı ürünler taşıyoruz. Şöyle bir düşünelim; taşıdığımız malzemeler içinde en ilginç olanları hangileridir diye. Özellikle lojistik şirketlerinde, forwarderlarda, nakliye şirketlerinde görev yapan dostlarımız için bir bilgiyi paylaşmak istedim.
(daha&helliip;)
Ekonomimizin büyümesi, içinde yaşadığımız günlerin en önemli faktörü. Türkiye son 10 yıldır hızla büyüyor. Büyüme güzel şeydir ancak bir riski vardır; büyümeyi yönetmek, sürdürülmesini sağlamak zordur. Bunun gerçekleşmesi için yapılması gereken ilk şey, uzun dönemli planlar yapmak ve hedefleri belirlemektir. Geçmişte 5 yıllık planlarla yönetilen ekonomimiz, artık daha uzun süreli planlarla yönetilmeye başlanmalıdır. Bu amaçla Cumhuriyetimizin 100. Yılı bizim için bir başlangıç noktası olmuştur. Türkiye, Tübitak’ın ‘Vizyon 2023 ‘, Tasam’ın ‘Türkiye’nin 2023 Vizyonu ‘, Ulaştırma Şurası’nın ‘Hedef 2023’ çalışması, TCDD’nin ‘2023 Vizyonu’, DPT’nin ‘Uzun Vadeli Gelişmenin Stratejileri’ çalışmaları ile 2023 yılındaki olası hedeflerini belirlemiştir. Sayın Başbakanımızın açıkladığı “ 2023 Hedefleri” ise bu çalışmalara son noktayı koymuş ve şu hedefler önümüze getirilmiştir.
(daha&helliip;)
Karadeniz’in en doğu ucunda, Gürcistan sınırına 16 km mesafede bir limanımız var. 1962 yılında projelendirilen, 1972 yılında inşaatı tamamlanan ve Türkiye Denizcilik İşletmeleri tarafından işletilen Hopa limanı. Bu liman 1997 yılında 30 yıllık bir işletim süresi ile Park Denizcilik ve Hopa Liman İşletmeciliği A.Ş.’ye devredildi.
İran transit taşımacılığında aktif olan liman, bu kapının zayıflaması ile kendi kabuğuna çekilmiş ve iş potansiyelinin bir kısmını daha sonra özelleştirilen ve yeni yönetimin başarılı çalışması altında çalışan, Trabzon Limanı’na kaybetmiştir.
(daha&helliip;)