Birbirinden farklı gibi görünse de; aslında aynı amacı güden veya aynı sonuca varan bir tanım ile karşılaşırız genellikle Tedarik Zinciri Yönetimi ile ilgili olarak. Söz konusu kavramı, hammaddenin elde edilmesinden, üretilen ürünün son kullanıcıya ulaştırılmasına kadar olan süreç içerisinde üretim ve tedarik proseslerinin her bir elemanının birleştirilmesi olarak tanımlayanlar, tedarik zincirinin hem anlamını, hem de hayatımızdaki önemini çok net özetlemiş oluyorlar.
Günlük kullanımımızda ve rekabetçi anlamda bakıldığında “değer” kelimesi , bir şirketin ürettiği ürünlerin veya hizmetlerin karşılığında müşterilerin ödemeye gönüllü oldukları tutar olarak ifade edilir ve genellikle de toplam ciro ile ölçülür. (daha&helliip;)
Ülkelerin dış ticaret dengesini pozitif yöne taşımak ve bunun için de üretim ve ihracatı desteklemek günümüz ekonomisinde büyük önem taşımaktadır. Genelde büyük ekonomilere kavuşma konusunda lojistiği ele almaktayız. Ancak bu kez, gelişen dünyada ülkemizin de bu gelişmelere ayak uydurması için gerekli olan dış ticaretteki büyümeyi sağlayacak, tüm tedbirlere bir göz atalım isterim. Artık Dünya üzerinde güç kavramı, tümü ile ekonomilerin büyüklüğü ve istikrarı ile ölçülür hale gelmiş durumdadır. O halde dış ticaretimizin ve gümrük sistemimizin daha verimli olabilmesinin bize ne gibi getiriler sağladığına bir göz atalım :
• İthal edilmesi gereken hammadde/aramamül/mamulün dünyanın neresinde olursa olsun ülkemize gelmesinin sağlanabilmesi,
• Bu getirilen ürünlerin uygun koşul,maliyet ve zaman içerisinde tesliminin sağlanabillmesi,
(daha&helliip;)