Uzun zamandır bu konuyla alakalı sorular geldiği için herhalde artık yazmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Daha önceki yazılarımdan birinde bu konuya değinmiş olmamla beraber bu sefer size baştan başlayıp bir depo kurarken nelere ihtiyaç duyarız, neleri dikkate almalıyız gibi soruların cevabını vermeye çalışacağım. Herkesin kullanımına açık bir bir depo kuracağımızı varsayarak başlayalım.
Depo Tasarımı
İlk olarak kurduğumuz yerin seçimi çok önemli, madem bu işten kar elde edeceğiz ticaret merkezlerine, gümrüklere, fabrikalara kısacası hitap etmeyi düşündüğümüz çevreye yönelik bir yer seçimi yapmalıyız. Deponun tasarımı da oldukça önemli tabi ki, koridorların aralıkları genişlikleri,rafların yüksekliği gibi unsurları göz önüne alarak foksiyonel bir depo tasarımı gerçekleştirmeliyiz. Ayrıca günde ne kadar araç doldurma boşaltma yapılacağı, içeride ki ürünlerin gün içinde depo içerisinde yapabileceği hareketini de planlamalıyız ki buna yönelik olarak sahip olmamız gereken özel ekipmanları da bir bilelim. İleriye yönelik olarak da olurda depomuzu genişletecek olursak ne kadar bir genişleme potansiyeline sahip olduğu da ayrı bir önemli tabi ki.
(daha&helliip;)
Hayatta bazı şeylerin tanımı olmaz, ve olmamalıdır da. Çünkü bir şeyleri tanımlamaya başladığımızda onun sınırlarını çizer ve olanaklarını daraltırız. Eğer aklımıza herhangi bir şey geldiğinde tanımı kafamızda canlanıyorsa daha ilk etapta yapacaklarımıza sınırı koyduk demektir. Mesela binlerce yıldır her insanın kalbinde olan ‘AŞK’ ın bir tanımı hala yoktur, aslında Aşk’ı yaşanılır kılan da onun bir tanımının olmamasıdır. Her gönülde farklı yaşanır aşk; herkes için farklı anlamlar ifade edebilir. İşte bu sebepledir ki Hz. Adem’den bu yana insanlığın kalbinden hiç eksik olmamıştır.
Bende hayatımda bazı şeylerin tanımını yapmadan yaşamayı seven biriyim. Aşkın, ailenin dostluğun ve gün gelir de zihnimi daraltır, başarımı azaltır diye lojistiğin tanımını hiç yapmamaya çalıştım ve var olan tanımlarına da kafamda baş kaldırdım hep. Hiç bir zaman sınır koymadım ki gün gelir de sınırları aşmak gerekirse zorluk çıkmasın diye. Şimdiler de ileriye yönelik lojistik ile alakalı öyle tahminler ve projeler var ki eminim onlarda zihinlerinde tanımla gezmeyen akıllı insanlar tarafından tasarlanmakta.
Her sektörde olduğu gibi bizde de müşteri ilişkileri yönetimi ve memnuniyeti ön planda gelmektedir. Bir hizmet sektörü olmamızdan ötürü, karşı taraf ta bıraktığımız intiba ve iyi duygular müşteri potansiyelimizi yitirmemek ve elde tutmak için yegane araçtır. Diğer hizmet sektörlerinin bir çoğunda bu durumun farklı müşteriler bulunarak ekarte edilmesi daha kolayken lojistik sektörünün yapısı gereği bu durum oldukça zordur. Her firmanın sektör içerisinde belli bir büyüklüğü ve bu büyüklüğün getirdiği belli bir saygınlığı vardır. Yapacak olduğumuz küçük hatalar bile kendilerinden büyük sonuçlar doğurabilmekte ve bahsetmiş olduğum bu saygınlığı azaltabilmektedir. Kaldı ki insan faktörünün işin içine büyük ölçüde girdiği lojistik hizmet sektöründe de bu hatalar haliyle olabilmektedir.
(daha&helliip;)
Okulun ilk yıllarında taşıma modlarını öğrenirken liseden kalma ezberci anlayışın devamı niteliğinde, taşıma şekillerini ilk yapım maliyetlerine, hızlarına ve süresine göre kategorilendirmiştik. O günden beri aklımın almadığı bir çok şey var hala. Kimse kusura bakmasın ama ezber bozan şeyler hepsi.
Demiryolu için ilk yapım maliyetleri yüksek diyerek hala neden gelişemediğinin altından çıkıvermiştik hemen. Hani biraz da eskinin, bir de baba mesleklerinden olduğu için, kamyonculuğu severiz hattı zatında gelişmiş bir karayolu ağından bahsedip dururduk. Aramızda kalsın havayoluna hiç bulaşmamıştık bile. Uçağı para; havalimanı, yapımı, işletmesi de para ya ondan herhalde. Zaten 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülke olmadığımızdan dolayı o tarafa da pek dönmemişiz yüzümüzü… ‘Karayolu yeter, çektiğim çile yollardan beter.’ kamyon arkası yazısı şeklinde nakliyeciliği günümüz modern ismiyle lojistiğin sınırlarını çizivermişiz kendimizce eskiden. (daha&helliip;)
Her sektörün kendine göre bir büyüklüğü ve bu büyüklük içerisinde yarattığı istihdam gibi farklı faktörler vardır. Türkiye’ de en çok gelişmenin yaşandığı ve büyüme hızının en çok olduğu sektörler; İnşaat, sanayi,sağlık, gıda, tekstil şeklinde sıralanabilir. Peki sayabilecek olduğumuz bu sektörlerin hepsiyle iç içe olan ve olmazsa olmaz Lojistik sektörünün büyüklüğü ne kadar?
502 şirketin katılımıyla gerçekleşen ve bunlardan 101′inin lojistik firması olduğu ’2011 Türkiye Lojistik Sektör Araştırması’ bize bu ve daha bir çok sorunun cevabını sunuyor. (daha&helliip;)



