Bir önceki yazımda lojistik sektörü içerisinde yer alan firmalardan genel olarak bahsetmiştim. Şimdi sıra bu yazımda bahsettiğim aktörleri açıklamak olacak. İlk olarak günümüzde sayıları gittikçe artan forwarderları açıklamak istiyorum. Eğer önceki yazılarıma dikkat ettiyseniz görmüşsünüzdür ki tanım yapmayı çok seven biri değilim. Bu sebeple forwarderın tanımı yerine ne yaptığını anlatmak istiyorum ki sanırım bu oldukça yeterli olacaktır.
Türk Ticaret kanununda taşıma işleri komisyoncu olarak geçen bu şirketler genel anlamda yükü olanla yük taşıyan arasında bir nevi aracılık yapan ve gerekli operasyonun her aşamasında yetkinliğini kullanan firmalardır. Tabi bu oldukça kaba bir tanım. Daha özele durumu indirgediğimizde bu firmalar ne yapar, yetkinlikleri nedir, nasıl freigt forwarder olunur gibi soruların cevaplarını yazımın ilerleyen kısımlarında bulabilirsiniz.
(daha&helliip;)
İçerisinde bulunduğumuz yüzyılda Dünyamız büyük bir değişim ve gelişim rüzgarının etkisi altında. Sadece insanlar değil, sektörler, firmalar, aracı kuruluşlar, hizmet sağlayıcılar ve daha saymakla bitiremeyeceğimiz şekilde bir çok faktör bu rüzgarın etkisiyle yenileşmekte ve kendini hızla değiştirmeye devam etmekte. Bu gün yeni çıkan bir ürün yarın bir başkasının piyasaya sürülmesiyle eskiyebilirken, dünün en iyi firmaları bu gün verdikleri hizmetlerle sorgulanabiliyor. İnsanların artan tüketim ihtiyacı da yaşanan bu rekabeti körükleyen yegane faktörlerin başında yerini alıyor.
Lojistik sektörüne ve alt kollarına günümüzde hızla artan bir ilgi mevcut. Gerek ayrı ayrı taşıma modları gerekse de gümrükleme, depolama gibi yardımcı alanlarda son zamanlarda yaşanan büyük değişimler bunun en güzel göstergesi. Geleneksel ticaret yöntemlerinin artık geride kaldığı şu dönemlerde ticarete konu olan ürünler bile ithalatçı ya da ihracatçılar tarafından artık daha önemli olarak aktedilmekte. Bazı ithalatçılara ‘malınız’ şurada dediğimizde bile; ‘Siz benim eşyama mal diyemezsiniz’ tarzında enteresan tepkiler bile alıyoruz ki durumun ne denli değiştiğinin güzel bir göstergesi.
Son yıllarda devlet politikalarında büyük oranda bir değişim söz konusu. Şüphesiz bunun en büyük sebebi 3 dönemdir iktidarın tek bir partide olması. Ve bu durum geride bıraktığımız yıllarda Türk dış politikasını daha geniş eksenli ve daha kapsayıcı bir hale getirirken, ülke içinde yapılan bazı değişimler de şüphesiz ülkemizin kaderinde önemli bir rol oynuyor.
Bu değişimlerin en başında gelenlerden biri de yapılan ve hala yapılmaya devam eden ‘özelleştirmeler’. Şöyle bir bakıyorumda özelleştirme adına neleri elden çıkarmadık ki; Türk Telekom’dan Tüpraş’a, Petkim’den Mersin Limanı’na kadar bir çok kurum; devletin işi işletme yönetmek değil diyerek farklı firmalara ve yabancı devletlere verildi. Yapılan bu özelleştirmelerin doğruluğu, getirisi elbette sorgulanabilir ama benim konum; nedense özelleştiremediğimiz ya da en azından serbestleştiremediğimiz demir yolları.
(daha&helliip;)
Adettendir her yıl sonun da geçen seneyi değerlendiren yazılar yazılır. Yaşananlar yorumlanır, öneriler sıralanır ve tabi sonunda da iyi ve güzel dileklerle yazı son bulur. Eğer siz de isterseniz bu ve benzeri yazıları internette bulabilirsiniz. Bu sebeple hem farklı bir bakış açısı oluşturmak hemde ‘füturist’ bir yaklaşım sergilemek adına Lojistik Firmalarının Önümüzdeki dönem hedef ve beklentilerini sizlere aktarmayı düşünüyorum. Umarım geleceğe yönelik aklınızda bir şeyler oluşmasına yardımcı olabilirim.
Yine de öncesinde Şirketlerimizin işlem yaptığı pazarlara bakmakta ve gelecekteki tahmini artışları hesaplamakta fayda var.





