Şampiyonlar salonlardan çıkmaz.İçlerinde tutku,
hayal ve amaç olan insanlardan çıkar
Muhammed Ali, Boksör
Bir tutam “inovasyon”, bolca “mobilizasyon”, az biraz “network”, üzerine de hafif sürdürülebilirlik”…
Bunlar, etrafımızdaki bazı lojistik şirket yöneticilerinin gazete, dergi ve televizyonlara verdikleri röportajlardan sihirli sözcükler
Böyle havalı ve süslü lafları dillerinden düşürmeyen bu kişileri hep hafif bir gülümsemeyle izlemişimdir.
Övünmeyin bölük bölük sıralı dağlar
Sizden büyük aşılamayan gönül dağı var
Orhan Gencebay
Türk Dil Kurumu sözlüğünde “Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık” olarak tanımlanır “yol” kelimesi.
Bu uzaklığı aşmak için insanın yaptığı mekan değişikliklerine yolculuk/seyahat denir.İnsanın değil, malzemenin bir yerden başka bir yere aktarılmasına ise “nakliye “denir.Yani lojistik’in temelinde yol vardır.Aşılması gereken mesafeler, nakliye kavramını doğurmuştur.
İlk zamanlar ticaret yapanların kendi nakliye araçları vardı.Örneğin Şam’lı bir tüccar Yemenli alıcısına malzemeleri kendi kervanlaıyla götürür teslim ederdi.Eğer anlaşması Şam’da teslim ise Yemenli tüccar kendi kervanlarıyla gider malları Şam’dan alırdı.Denizyolu’nda taşıma yapan gemiciler hep vardı ama karayolundaki nakliyecilik, sonradan doğan bir meslektir.Gerçi gemiciler de gittikleri yerlerden ucuz buldukları malları alır ve uğradıkları diğer limanlarda satarlardı ama asıl meslekleri gemi taşımacılığı idi.
Bunlar, şimdilik bir kenarda dursun…
(daha&helliip;)
